PEN Academic Publishing   |  ISSN: 1309-0682

Cilt 14 Sayı 33 (Eylül 2020)

Sayı Bilgileri

Issue Information

ss. i - vi   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272

Özet

Anahtar Kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri

Harmanlanmış E-Öğrenme Ortamı Bilgi Sistem Kalitesinin Öğrencilerin Psikososyal Algılarına Etkisinin İncelenmesi

G. Alev Özkök & Hidayet Tütüncü

ss. 1 - 24   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.1

Özet

Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016a) tarafından Türkçe’ye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003; Chang, 2013) ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma bulgularıyla, Moos’un (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma modeline göre; öğretmen desteği değişkeninin %51’inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin %20’sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %79’unun, otantik öğrenme değişkeninin %72’sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %42’sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği, öğrenci özerkliği değişkeninin ise %47’sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği görülmüştür. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ileride yapılacak araştırmalar için öneriler sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış E-Öğrenme Platformu, Psikososyal Öğrenme Ortamları, Yapısal Eşitlik Modeli, E-Öğrenme, Sistem Kalitesi, Bilgi Sistemleri Başarı Modeli

El Yazısı Yazma Becerisi ile Akademik Başarı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Ercan Atasoy & Lokman Baynazoğlu

ss. 25 - 40   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.2

Özet

Bu çalışma öğrencilerin el yazısı yazma becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelemesi amacıyla yürütülmüştür. İlişkisel taramanın kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini 8. sınıfta öğrenim gören 44 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrenciler ölçüt örneklemesi yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma verileri, öğrencilerin derslerindeki açık uçlu sınavlara verdikleri yazılı cevaplar ve Türkiye’de yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavında (TEOG) alınan Yerleştirmeye Esas Puanlarından (YEP) elde edilmiştir. Öğrencilerin el yazıları “El Yazısı Yazma Becerisi Gözlem Formu” doğrultusunda değerlendirilmiştir. Veri analizinde SPSS 15 kullanılmıştır. Çalışma sonucunda el yazısı yazma becerisi ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiş; fakat dört temel dersten matematik dersi ile el yazısı yazma becerisi arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: El Yazısı, Akademik Başarı, Ortaokul Öğrencileri

Karar Verme Sürecinde Motivasyon ve Yaratıcılığın Etkilerine İlişkin Öğretmen Görüşleri

Sibel Güven, Bengü Özden Gediz & Nilay Kosukoğlu

ss. 41 - 69   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.3

Özet

Günlük yaşamla iç içe bir kavram olan karar verme, yaşamımızın her anında yaptığımız ya da yapmayı düşündüğümüz eylemler için alternatifler arasından bir seçim yapmaktır. Yapılan bu seçimin etkili olması ve bireye istendik yaşantılar getirmesi ise farklı birçok etmen ile zenginleştirilebilir. Bu etmenlerin en önemlisi şüphesiz bireyin sahip olduğu yaratıcılık özelliğidir. Yaratıcı olmak, genel kabul görmüş bir konu hakkında alışılagelmişin dışında fikir geliştirmek demektir. Bunun için de motivasyon önemli bir araçtır. Bu araştırmanın amacı farklı eğitim kademelerinde görev yapan öğretmenlerin karar verme sürecinde motivasyon ve yaratıcılığın etkilerine ilişkin görüşlerini belirlemektir Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 öğretim yılında Türkiye’nin çeşitli illerinde farklı kademelerde görev yapan 50 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmış, verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.  Araştırmada motivasyonun yaratıcılığı arttırdığı ve olumlu yönde etkilediği,  yaratıcılığın ve motivasyonun karar verme sürecinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Yaratıcılık, Karar Verme Süreci

Sürdürülebilirlik Konusundaki Eğitim Araştırmalarının Tematik Olarak İncelenmesi

Gülten Yıldırım

ss. 70 - 106   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.4

Özet

Sürdürülebilirlik, günümüzde hem ulusal hem de uluslararası düzeyde temel politika konularından birisini oluşturmaktadır. Birçok uluslararası örgüt, sürdürülebilir kalkınmanın geliştirilmesi için devletleri sorumluluk almaya ve işbirliğine davet etmektedir. Bu gelişmeler çerçevesinde öğrencilerde sürdürülebilir yaşamla ilgili düşünce ve davranış şekillerinin geliştirilmesi eğitimin güncel amaçlarından birisi haline gelmiştir. Konunun önemi, güncelliği ve aciliyetine paralel olarak son yıllarda bu konuda yapılan yayın ve araştırmaların sayısında da önemli bir artış gözlenmektedir. Sürdürülebilirlik konusunun eğitim araştırmalarında nasıl ve hangi kapsamda ele alındığının incelenmesinin, araştırmalara bütüncül bir bakış sağlayarak ve araştırılmaya ihtiyaç duyulan konuları ortaya koyarak bu konuda çalışan araştırmacılara, politika yapıcılara ve uygulayıcılara önemli bir veri sunacağı düşünülmektedir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, sürdürülebilirlik fikrinin Türkiye’de gerçekleştirilen eğitim araştırmalarında nasıl ele alındığını incelemek ve analiz etmektir. Araştırma betimsel tarama yöntemine uygun olarak yürütülmüş ve verilerin toplanmasında doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda YÖK Tez Veri Tabanı, Ulakbim Sosyal ve Beşeri Bilimler Veri Tabanı ve Google Scholar veri tabanında sürdürülebilir kelimesi ile tarama yapılmış ve ulaşılan çalışmalardan eğitim-öğretim kapsamındaki yayınlar incelemeye dahil edilmiştir. Dokümanların analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bu çerçevede ulaşılan yayınlar, yayın türü, yayın yılı, araştırma yöntemi, çalışma grubu, ele alınan konu ve kavramlar ile araştırmalarda ulaşılan sonuçlar açısından incelenmiştir. İnceleme sonucunda bu konudaki çalışmaların özellikle iki binli yıllarla birlikte, hatta 2010 yılından itibaren yoğun bir şekilde ele alındığı, konu ve kavram açısından özellikle sürdürülebilir kalkınma/gelişme, sürdürülebilir kalkınma/gelişme için eğitim, sürdürülebilir çevre, sürdürülebilirlik eğitimi gibi kavramların ön plana çıktığı; araştırmaların daha çok durum tespitine yönelik olarak ve tarama modeliyle gerçekleştirildiği; sürdürülebilirlik konusunun özellikle fen ve sosyal bilgiler eğitimi ile ilişkili olarak incelendiği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular, sürdürülebilirlik konusunun eğitim politikaları konusundaki çıkarımları açısından ele alınıp tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Eğitim Araştırmaları, Doküman Analizi

Okuryazarlık Araştırmalarında Gündemde Olan ve Olmayan Konular: Türkiye Örneği

Hakan Dedeoğlu & Nergiz Kardaş İşler

ss. 107 - 128   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.5

Özet

Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de okuryazarlık alanında çalışan araştırmacıların okuryazarlık araştırmalarında gündemde olan ve olmayan konulara ilişkin görüşlerini belirlemek ve elde edilen bulguları 2018 yılında Uluslararası Okuryazarlık Derneği tarafından raporlanan “What’s Hot in Literacy” araştırmasıyla karşılaştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın örneklemini belirlemek için “ulusal ve uluslararası indekslerde taranan dergilerde okuryazarlık alanı ile ilgili çalışmaları bulunan araştırmacılar” ölçütü dikkate alınarak ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış ve 48 katılımcıdan veri toplanmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye araştırması olan bu çalışma ile 2018 yılında yurtdışında yürütülmüş araştırmada okuryazarlık alanında gündemde olan ilk üç konunun aynı konu olduğunu ve bunların “Dijital Okuryazarlık; Erken Okuryazarlık; ve Sonuç/Genel Değerlendirme” konuları olduğunu göstermiştir. Bulgular, Türkiye’deki katılımcıların tümünün çok sayıda konunun önemli olduğunu belirttiklerini göstermiş ancak Erken okuryazarlık ve Farklılaştırılmış öğretim için stratejiler” konularının yurtdışı araştırmasında önemli görülen konular arasında yer almasına rağmen bu çalışmada önemli görülen konular arasına giremediğini göstermiştir. Bunların yanı sıra katılımcıların çalıştıkları bölüme, unvanlarına ve mesleki kıdemlerine göre bulgular sunan bu çalışmanın okuryazarlık alanındaki genel eğilimi göstererek alan yazına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Okuryazarlık Araştırmaları, Okuryazarlıkta Gündemde Olan Konular, Türkiye

Argüman Oluşturma Üzerine Yenilikçi Bir Yaklaşım: Argüman Haritalama

Elif Sönmez, Büşra Nur Çakan Akkaş & Esra Kabataş Memiş

ss. 129 - 145   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.6

Özet

İçinde bulunduğumuz yüzyıl bilim ve teknoloji çağı olarak anılmaktadır. Her yeni günde dünyanın farklı yerlerinde karmaşık bilgiler üretilmekte ve paylaşılmaktadır. Bu zamanda geçirdiğimiz hayatla birlikte tartışmalar da daha karmaşık hale gelmektedir. Sözlü ve yazılı tartışmaların soyut olması, unsurların anlaşılması, zayıf ve güçlü yanlarının fark edilmesi ve  tartışılan konu hakkında görüş geliştirilmesi insan zihni üzerine büyük bir yük getirmektedir. Karmaşık bir süreç olarak tartışmanın anlaşılması için kullanılan argüman haritaları, bu zihinsel yükü hafifletecek bütünsel ve resimsel bir yaklaşım olarak dikkat çekmektedir. Gelişen teknoloji ile argümanların hızlı ve doğru bir şekilde oluşturulması, geliştirilen bilgisayar destekli argüman haritalamaya olan ilgiyi artırmıştır. Çünkü bu şekilde oluşturulan argüman haritalarında karmaşık argümanları anlamak için okumaktan ve yazmaktan çok daha hızlı biçimde doğru düşünmek ve argümanlar sunmak için yeni bir tekniğin kullanılması söz konusudur. Argüman haritalama, teknoloji destekli öğrenme ortamlarında öğrencilerin tartışmalarını kolaylaştırıcı uygulamalar sunması açısından önemli bir eğitim aracı olarak değerlendirilebilir.

Anahtar Kelimeler: Argüman Oluşturma, Argüman Haritalama, Bilgisayar Destekli Argüman Haritalama

BİLSEM’deki Özel Yetenekli Öğrencilerde ve Örgün Eğitimdeki Öğrencilerde Bant Karikatürleriyle Desenlenmiş Örnek Olay Yönteminin Sosyal Bilgiler Dersinde Başarıya Etkisi

Betül Akyürek Tay & Mehmet Ali Çakmak

ss. 146 - 172   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.7

Özet

Bant karikatürleriyle desenlenmiş örnek olay yönteminin BİLSEM’deki özel yetenekli öğrencilerde ve örgün eğitimdeki öğrencilerde kullanımının sosyal bilgiler dersinde başarıya etkisinin araştırıldığı bu çalışmada hem gerçek deneysel hem de yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde gerçekleştirilen bu çalışmada ikisi deney ve biri kontrol grubu olmak üzere üç grupla çalışma yürütüldüğünden çok aşamalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Buna bağlı olarak araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme, amaçlı örnekleme ve basit seçkisiz örnekleme yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyal bilgiler başarı testi ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 22 istatistik programı kullanılarak her bir alt problem için verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine tüm gruplardaki öğrenci sayıları 30’un altında olduğu için Shapiro-Wilk testi sonuçları dikkate alınarak bakılmış ve grupların öntest dışındaki p (.751;.055;.081) değerleri incelendiğinde verilerin normal dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Buna bağlı olarak aritmetik ortalama, standart sapma, standart hata, düzeltilmiş p değerleri, Shapiro-Wilk testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi, One Way ANOVA testi, Kruskal Wallis H testi, Dunn’s ikili çiftler testi ve Levene testi puanları hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar kısaca söyledir: Bant karikatürleriyle desenlenmiş örnek olay yöntemiyle öğrenim gören her iki deney grubunun [BİLSEM’deki özel yetenekli öğrencilerden oluşan (deney-1) ve örgün eğitimdeki öğrencilerden oluşan (deney-2)], klasik örnek olay yöntemiyle öğrenim gören örgün eğitimdeki öğrencilerinden oluşan (kontrol) gruba göre sosyal bilgiler dersi akademik başarı düzeylerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Deney gruplarının ve kontrol grubunun ön test-son test puanları farkına göre bakıldığında örnek olay yönteminin hem bant karikatürleriyle desenlenerek kullanımının hem de klasik olarak kullanımının öğrencilerin sosyal bilgiler dersi başarı düzeylerini artırdığı görülmüştür. Bir başka ifadeyle BİLSEM’deki özel yetenekli öğrencilerde ve örgün eğitimdeki öğrencilerde bant karikatürleriyle desenlenmiş örnek olay yönteminin kullanımı sosyal bilgiler dersi başarısını artırmıştır. Bu sonuca bağlı olarak hem sosyal bilgiler hem de sınıf öğretmenlerine bant karikatürlerini kullanmaları önerilebilir.

Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Bant Karikatürleri, Örnek Olay Yöntemi, Sosyal Bilgiler Dersi

Bilgisayar Oyun Tutum Ölçeği Öğretmen Formunun Geliştirilmesi

Ferahim Yeşilyurt & Nur Demirbaş-Çelik

ss. 173 - 183   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.8

Özet

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin bilgisayar oyunlarına yönelik bir  tutum ölçeği geliştirmektir. Bilgisayar Oyunları Tutum Ölçeği-Öğretmen Formu (BOTÖ-ÖF), geliştirilirken daha önce Yeşilyurt ve Demirbaş-Çelik (2019) tarafından Bilgisayar Oyunları Tutum Ölçeği-Ebeveyne Formu’ndan esinlenilmiştir. Bu ölçekte yer alan maddeler öğretmenlere yönelik olarak değiştirilmiştir. Araştırma iki farklı çalışma grubu bulunmaktadır. Birinci çalışma grubu, açımlayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizini yapmak üzere 109 öğretmenden oluşmaktadır. İkinci çalışma grubu doğrulayıcı faktör analizini yapmak üzere 98 öğretmenden oluşmaktadır.  Ölçeğin Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) katsayısı .848, Barlett Testi anlamlılık değeri χ 2 =469.086; p < .01 bulunmuştur. Ölçeğin Negatif yaklaşım boyutunun iç tutarlılık katsayısı, .89; pozitif yaklaşım için .75 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre ölçek geçerli ve güvenilir bir araçtır. Ayrıca kendileri bilgisayar oyunu oynayan öğretmenler öğrencinin oynamasına pozitif yaklaşım düzeyleri daha yüksektir. Öğretmenlerin mesleki deneyimine göre bilgisayar oyun tutumları değişmemektedir.

Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Oyunları, Öğretmen, Oyun, Tutum, Ölçek

Okul Öncesi Öğretmenleri ve Öğretmen Adaylarının Çok Kültürlü Eğitime Yönelik Yeterlikleri

Ahmet Simsar

ss. 184 - 205   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.9

Özet

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının sınıf içerisindeki kültürel çeşitliliğe yönelik yeterlikleri ve bunları etkileyen faktörler ortaya koymaktır. Araştırma betimsel nitelikte bir tarama araştırmadır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir şehirdeki anasınıfı ve anaokulu öğretmenleri ile aynı şehirde bulunan ve okul öncesi öğretmenliği ve çocuk gelişimi programında okuyan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Sınıf İçi Kültürel Çeşitlilik İçin Öğretmen Yeterlilik Ölçeği” ve “demografik formlar” kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS programında t-Test ve one-way ANOVA analizleri yapılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının sınıf içerisindeki kültürel çeşitliliğe yönelik yeterliklerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmen ve öğretmen adaylarının sınıf içerisindeki kültürel çeşitliliğe yönelik yeterliklerinin, cinsiyet, okumuş oldukları program, bu konuda ders alma durumları arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Ancak öğretmen ve öğretmen adaylarının, sınıflarında farklı kültürel çevreden gelen arkadaşlarının bulunmasının, okudukları lise türünün ve geldikleri coğrafi bölgenin sınıf içerisindeki kültürel çeşitliliğe yönelik yeterlikleri ile anlamlı ilişki gösterdiği bulunmuştur. Çalışmanın bulgularına yönelik okul öncesi öğretmen yetiştirme programlarında uygulamalı derslerin verilmesi önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Okul Öncesi Öğretmenleri, Okul Öncesi Öğretmen adayları, Çok Kültürlülük

Öğretmen Adaylarının Model ve Modelleme ile Yaşam Becerilerine Ait Görüşlerinin Bilişötesi Farkındalıklarıyla Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi

Yaşar Gökçek & Yusuf Zorlu

ss. 206 - 221   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.10

Özet

Bu araştırma fen bilgisi, sınıf ve okul öncesi öğretmen adaylarının model ve modelleme ile yaşam becerileri konularındaki görüşlerinin bilişötesi farkındalıklarının birer yordayıcısı olup olmadığını tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesindeki fen bilgisi, sınıf ve okul öncesi öğretmenliği bölümlerinin üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören 416 öğretmen adayıdır. Araştırma verileri Model ve Modelleme Ölçeği, Yaşam Becerileri Ölçeği ve Bilişötesi Farkındalık Envanteri kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler basit korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda fen bilgisi, sınıf ve okul öncesi öğretmen adaylarının model ve modelleme ile yaşam becerilerine ait görüşlerinin bilişötesi farkındalığın birer yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda öğretmen adaylarının model ve modelleme ile yaşam becerilerine ait görüşleri geliştirilerek bilişötesi farkındalıkları da geliştirilebilir.

Anahtar Kelimeler: Bilişötesi Farkındalık, Model ve Modelleme, Öğretmen Adayları, Yaşam Becerileri

ınıf Öğretmenlerinin Matematiğe ve Öğretmenliğe İlişkin İnançlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi

Şahin Danişman, Engin Karadağ & Abdurrahman Kılıç

ss. 222 - 244   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.11

Özet

Öğretmen inançları, öğretmenlerin öğretim sürecindeki uygulamaları üzerinde etkili olup bu inançların ortaya çıkarılarak farklı değişkenler açısından incelenmesi, inançların bu değişkenlerle etkileşimini ortaya koymak açısından katkı sağlayacaktır. Bu açıdan eldeki çalışmada, öğrencilerin matematiksel temellerinin oluşturulmasında önemli rolü olan sınıf öğretmenlerinin matematiğe ve öğretmenliğe ilişkin inançlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu tarama çalışmasının katılımcı grubu 510 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışma verileri, Matematik Odaklı Epistemolojik İnanç, Matematik Odaklı Pedagojik İnanç, Öğretmenlik Yeteneği İnancı ve Öğretmenlik Bilgisinin Önemi İnancı ölçekleri aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin matematiğin günlük yaşamla ilişkili olduğu, matematiğin yapılandırmacı yaklaşımla öğretilmesi gerektiği, öğretmenlik yeteneğinin sonradan kazanıldığı ve öğretmenlikte sınıf yönetimi bilgisinin önemli olduğu inanç puanları yüksek bulunmuştur. Ayrıca, matematiğin günlük yaşamla ilişkisi, öğretmenlik yeteneğinin sonradan kazanıldığı, çocuk gelişimi ve öğrenci bilgisi ile sınıf yönetimi bilgisinin önemli olduğu inançları cinsiyete göre; matematiksel bilginin kesinliği inancı ise lisansüstü eğitim alıp almamaya göre farklılık göstermektedir. Son olarak, öğretmenlerin kıdem değişkeniyle, matematiğin günlük yaşam ilişkisi, matematiksel bilginin kesinliği, öğretmenlik yeteneğinin doğuştan olduğu, sonradan kazanıldığı veya hem doğuştan gelip hem de sonradan kazanıldığı inançları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Pedagojik İnanç, Epistemolojik İnanç, Öğretmenlik Yeteneği, Öğretmenlik Bilgisi, Matematik Öğretimi

Öğretmen Yapımı Türkçe Dersi Testlerinde Yer Alan Maddelerinin Yenilenmiş Bloom Taksonomisine Göre Analiz Edilmesi

Ezgi Mor Dirlik

ss. 245 - 264   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.12

Özet

Yayınlandığı tarih olan 19. yüzyılın ortalarından itibaren eğitimin her alanında etkili olarak kullanılan Bloom taksonomisi, değişen eğitim paradigmalarının ve gelen eleştirilerin etkisiyle 21. Yüzyılın başında güncellenmiştir. Bilgi boyutunun eklendiği taksonomide biçimsel ve içeriksel değişiklikler meydana gelmiştir. Bu çalışma kapsamında ise Türkçe öğretmenleri tarafından hazırlanan ortaokul düzeyindeki testlerde yer alan maddelerin yenilenen Bloom taksonomisine uyumu incelenmiştir. Betimsel düzeyde tasarlanan araştırmada, üç farklı ilde görev yapan 12 öğretmene ulaşılmış ve ortaokul düzeyinde ölçme yapmak üzere hazırladıkları testler incelenmiştir. Elde edilen testlerde yer alan 527 madde betimsel analiz yöntemi ile benimsenerek incelenmiştir. Analizler araştırmacı tarafından geliştirilen değerlendirme formu kullanılarak yapılmıştır. Güvenirlik incelemesi için puanlayıcılar içi ve arası tutarlılık incelenmiş ve tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda tüm sınıf düzeylerinde en fazla ölçülen bilişsel düzeyin hatırlama ve anlama olduğu belirlenmiştir. Üst düzey düşünme becerilerine ilişkin madde sayısının oldukça az olduğu ve değerlendirme bilişsel düzeyinin hiçbir sınıf düzeyinde ölçülmediği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular alan yazınla paralellik göstermekte, öğretmen yapımı testlerde yer alan maddelerin büyük çoğunluğu alt düzey düşünme becerilerine yönelik olarak hazırlanmakta ve bu durum da öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin gelişimine engel olmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Türkçe Dersi, Öğretmen Yapımı Testler, Yenilenen Bloom Taksonomisi, Bilişsel Düzey, Üst Düzey Düşünme Becerileri

Ortaokul Öğretmenlerinin Öğrenme-Öğretme Sürecindeki Dikkat Çekme Davranışlarının Öğretmen ve Öğrenci Görüşlerine Göre İncelenmesi

Mehmet Ali Çiçekçi & Fatma Sadık

ss. 265 - 293   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.13

Özet

Bu araştırmada ortaokul öğretmenlerinin öğrencilerin dikkatini derse çekme davranışları öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelenmiştir. Araştırma tarama modelinde bir çalışmadır.  Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerinde bulunan ortaokullardaki öğretmenler ve öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini belirlemek için her ilçedeki mevcut okulların %20 si randomla seçilmiştir. Araştırmaya toplam 40 okuldan gönüllü olarak 432 öğretmen ve 1023 öğrenci katılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından öğretmen ve öğrenciler için birbirine paralel geliştirilen anket kullanılmıştır.  Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğrencilerin dikkatini derse çekmek için daha çok; soruları cevaplama, olumlu davranışları takdir etme, öğrenci seviyesine uygun ders işleme, sınıfta sessizliği sağlama, öğrencilerin bildiklerini yeni bilgilerle ilişkilendirmelerini sağlama, ses tonunda değişiklik yapma ve konunun önemli yerlerini vurgulama davranışlarını sergiledikleri saptanmıştır.  Öğretmenlerin dikkat çekme davranışlarının cinsiyet, branş, hizmet yılı, öğrencilerin akademik başarı ve dikkat düzeylerine yönelik algıları açısından farklılaştığı görülmüştür. Öğrencilerden elde edilen sonuçlar ise öğretmenlerin daha çok sessizliği sağlama ve sınavda soru çıkacağını söyleme yoluyla derse dikkatleri çekmeye çalıştığını göstermiştir.  Cinsiyet açısından kız, sınıf düzeyi açısından beşinci sınıf öğrencileri ile kendini dikkatli algılayan öğrenciler öğretmenlerin dikkat çekme amaçlı davranışları sık sergilediğini belirtmişlerdir.  Öğretmenlerin derste dikkat çekme davranışlarına yer verme sıklığı konusunda kendilerini öğrencilerden daha olumlu algıladığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Dikkat, Dikkat Çekme, Öğretmen, Öğrenci, Ortaokul

Avustralya ve Türkiye İlkokul Matematik Öğretim Programlarının Karşılaştırılması

Saadet Aylin Yağan

ss. 294 - 320   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.14

Özet

Bu araştırmanın amacı, Avustralya ve Türkiye ilkokul matematik öğretim programlarının karşılaştırılmasıdır. Karşılaştırma, genel özellikler ile program ögeleri olan hedef, içerik, öğrenme-öğretme durumları ve ölçme değerlendirme bağlamında yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Veriler, doküman inceleme tekniği ile toplanmıştır. Her iki ülkenin eğitim sistemleri ve öğretim programlarıyla ilgili bilgiler resmî kurumların web sitelerinden ya da bilimsel araştırmalardan edinilmiştir. Öne çıkan sonuçlardan bazıları şunlardır: Türkiye matematik öğretim programında kazanımlar Avustralya’ya göre daha yapılandırılmıştır. Avustralya matematik öğretim programı öğrenme-öğretme durumları açısından Türkiye’ye göre daha esnek ve teknolojiyle daha entegredir. Avustralya öğretim programında farklı sosyo-ekonomik özelliklere sahip bölgelerde ve farklı sosyo-ekonomik özelliklere sahip öğrenciler için programın nasıl uygulanabileceğine yönelik tartışmalara yer verilmiştir. Avustralya öğretim programının ölçme değerlendirme bölümünde öğretmenlere rehber olarak öğrenci dosyalarından örnekler sunulmuştur. Türkiye matematik öğretim programı ölçme değerlendirme bölümünde bilişsel özelliklerin yanı sıra duyuşsal ve psikomotor becerilerin ölçümü de önemsenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Avustralya, Karşılaştırmalı Eğitim, Matematik Öğretimi, Program Değerlendirme, Türkiye

Sosyal Alanların Öğretimi ile İlgili Doktora Tezlerine Yönelik Yöntemsel Bir İnceleme

Tolgahan Ayantaş, Funda Yıldırım, Nebile Eroğul, Neslihan Özdemir & Şahin Gökçearslan

ss. 321 - 341   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.15

Özet

Bu çalışmada, Türkiye’de üniversitelerin Eğitim Bilimleri Enstitülerinde sosyal alanların öğretimi üzerine tamamlanan doktora tezlerinin nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, amaçsal örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yöntemi doğrultusunda belirlenen, Türkiye Yükseköğretim Kurulu Tez Dokümantasyon Merkezi’nde 2015-2018 yılları arasında sosyal alanların öğretimi konusunu kapsayan, Türkçe tam metnine ulaşılan, 217 doktora tezi incelenmiştir. Araştırmada incelenen doktora tezlerinin, üniversite, anabilim/bilim dalı, yılı, kullanılan yöntem türleri, veri toplama araçları, örneklem düzeyi, gerekçesi ve seçme şekli, veri analiz teknikleri ve ölçme aracı geliştirme durumları ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. Çalışma sonunda, incelenen doktora tezlerinin önemli bir bölümünün Gazi ve Atatürk Üniversitelerinde tamamlanmış olduğu, tezlerin ait oldukları alanlar bakımından Türkçe Eğitimi, Türkçe Öğretmenliği ve İlköğretim anabilim dallarının ön plana çıktığı, yıllar bazında en fazla tezin 2015 yılında tamamlandığı ve son olarak yöntemsel eğilimler bakımından karma yöntemin ön plana çıktığı bulgular arasında yer almıştır.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Alanların Öğretimi, Eğitim Bilimleri, Doktora Tezleri, Yöntemsel Eğilim

İyi Vatandaşlık Algısı Ölçeği Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması

Samet Çiçek & Nadire Emel Akhan

ss. 342 - 358   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.16

Özet

Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının iyi vatandaşlık algılarını tespit etmek için ölçme aracı geliştirmektir. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın amacına yönelik alan yazındaki örnekler incelenmiş ve ölçek geliştirme aşamaları gerçekleştirilerek 65 maddelik 5’li likert tipinde bir ölçek hazırlanmıştır. Hazırlanan ölçek 2017-2018 eğitim öğretim bahar döneminde Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 670 öğretmen adayına uygulanmıştır. Ölçeğin geçerliğini belirlemek üzere; uygulamadan elde edilen veriler üzerinden Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri (DFA) uygulanarak 33 maddelik, 5 boyutlu bir yapı elde edilmiştir. Ölçekten elde edilen boyutlar alan yazından ve uzman görüşlerinden yararlanılarak isimlendirilmiştir. Ölçeğin güvenirliğini belirlemek üzere ölçeğin tamamına ilişkin iç tutarlılık düzeyi hesaplanmıştır. Ölçeğin Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı .89 olarak belirlenmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda ise; İyi Vatandaşlık Algısı Ölçeği’nin maddelerinin yeterli düzeyde uyumu gösterdikleri, AFA ile keşfedilen yapının doğrulandığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak öğretmen adaylarının iyi vatandaşlık algı düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek elde edilmiştir, demek mümkündür.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, İyi Vatandaş, Vatandaşlık, Algı, Ölçek Geliştirme

Yedinci Sınıf Öğrencilerinin Küresel Isınma Kavramınayönelik Metafor ve Çizimlerinin Belirlenmesi; Karşılaştırmalı Bir Çalışma

Salih Gülen & İsmai Dönmez

ss. 359 - 378   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.17

Özet

Çalışmanın amacı farklı illerdeki ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin küresel ısınmaya yönelik metafor ve çizimlerinin incelenmesidir. Çalışma nitel yöntemlerden olgubilim deseni ile yapılmıştır. Çalışma Muş (29) ve Ankara (25) illerindeki devlet okullarından 54 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında metafor-çizim formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde nitel analizlerden betimsel ve içerik analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; küresel ısınmaya yönelik en çok tekrar edilen metaforların ateş, soba ve cehennem olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların çoğunluğunun küresel ısınmayı ısıtan ve yakan olarak gördükleri için bu metaforları belirledikleri tespit edilmiştir. Muş ilindeki öğrencilerin büyük çoğunluğunun küresel ısınmayı ısıtan ve yakan olarak algıladıkları, Ankara ilindeki öğrencilerin ise küresel ısınmayı ısıtan ve yakan, bozan ve eriten, öldüren ve dengesiz olarak algıladıkları tespit edilmiştir.Katılımcıların küresel ısınma ile ilgili çizimlerinde en çok Dünya, Güneş, buz, kutup ayısı ve su gibi kavramlara vurgu yaptıkları belirlenmiştir. İller bazında ele alındığında aynı metaforların olduğu gibi farklı metaforların da olduğu anlaşılmaktadır. Fakat en çok tekrar eden metaforların aynı olduğu geri kalanlarınınise benzer olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çizim, Kavram, Küresel ısınma, Metafor

Okul Müdürlerinin Kriz Yönetimi Becerilerinin İncelenmesi: Devlet Okulu ve Özel Okul Karşılaştırması

Esra Töre

ss. 379 - 396   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.18

Özet

Günümüz okullarının yönetiminde bir kesinlikten bahsedebilmek mümkün değildir. İdari işler karmaşıklık, öngörülemezlik ve belirsizlik ile karakterize edilmektedir. Okulların olası kriz durumlarına karşı daima hazırlıklı olması, oluşabilecek olumsuz durumları en aza indirebilmesi, kriz sürecini daha sağlıklı ve etkili yönetebilmesi, örgütün yaşamına devam edebilmesi için hayati bir öneme sahiptir.   Bu çalışmanın amacı, okul müdürlerinin kriz yönetimi becerileri konusundaki öğretmen görüşlerini ortaya koymak, devlet okulu ve özel okul müdürlerinin kriz yönetimi becerileri arasında farklılık olup olmadığını tespit etmektir. Ayrıca devlet okullarında ve özel okullarda en sık karşılaşılan kriz durumları da çalışma kapsamında tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma karma desenle yapılmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde genel tarama modeli, nitel verilerin analizinde ise Olgubilim/Fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu İstanbul İli Küçükçekmece ilçesinde bulunan, 2017–2018 eğitim-öğretim yılında 3 özel ve 9 ayrı devlet okullunda çalışan 222 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “kişisel bilgi formu” ve “kriz yönetimi yeterlilikleri anketi” kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, T-Testi ve Anova Testine başvurulmuştur. Nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, okul müdürlerinin kriz yönetimi becerinin çok yüksek olduğu; devlet okulu müdürlerinin kriz yönetimi becerinin özel okul müdürlerine göre daha düşük olduğu; okul müdürlerinin kriz yönetimi becerilerinin okullarında ortaya çıkan kriz durumları arttıkça düştüğü bulunmuştur. Devlet okullarında en çok karşılaşılan kriz durumları “veli öğretmen anlaşmazlıkları”, “öğrenci yaralanmaları”, “problemli aile tutum ve davranışları” iken; özel okullarda en çok karşılaşılan kriz durumları “öğrenciler arasındaki anlaşmazlıklar”, “velilerin yüksek beklentileri ve okula müdahale etmeleri”, “öğrencilerin izinsiz fotoğraf video paylaşımı” olarak tespit edilmiştir. Araştırma bulguları tartışılmış, uygulamacılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kriz Yönetimi Becerileri, Okul Müdürü, Devlet Okulu, Özel Okul

Lise Öğrencilerinin Yeniden Kazanım Uygulamalarına İlişkin Tutumlarının ve Görüşlerinin İncelenmesi

Taşkın Taştepe & Sebahat Aydos

ss. 397 - 421   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.19

Özet

Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin ambalaj atıklarının azaltımı, tekrar kullanımı ve geri dönüşümünü kapsayan yeniden kazanım uygulamalarına yönelik tutumlarının ve yeniden kazanıma ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın deseni nicel ve nitel desenlerin bir arada kullanıldığı karma desendir. Araştırmanın çalışma grubu, Ankara’da iki farklı devlet okuluna devam eden ve 9. 10. ve 11. sınıflarda öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda 186 öğrenci, nitel boyutunda ise 12 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Araştırma verileri Yeniden Kazanıma Yönelik Tutum Ölçeği ve Görüşme Formu ile toplanmıştır. Nicel verilerden elde edilen bulgulara bakıldığında, kız öğrencilerin erkek öğrencilere, fen lisesinde öğrenim gören öğrencilerin anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilere ve 11. sınıfta olan öğrencilerin 10. sınıfta olan öğrencilere göre yeniden kazanıma yönelik tutum puanları daha yüksektir. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen sonuçlar ise şu şekildedir: Öğrencilerin yeniden kazanımı hem mikro hem de makro düzeylerde gerekli gördükleri, yeniden ve alternatif kullanım konularında farkındalıklarının yüksek olduğu, uygulama boyutunda hem kendilerini hem de okul-aile çevrelerini yeterli bulmadıkları, yeniden kazanım uygulamalarının hem çevreyi koruma hem de ekonomi bağlamında katkılarının olduğunu ancak yeniden kazanım kavramına verilen bireysel önemden daha çok bu kavramın yerel ve merkezi yönetim politikalarınca önemsenmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Lise Öğrencisi, Yeniden Kazanım, Ambalaj Atığı

Türkiye’nin Büyüyen Yükseköğretim Sisteminde Öğretmenlik Programları: Öğrencilerin Tercih, Yerleşme ve Kayıtlanma Eğilimleri

Barış Uslu

ss. 422 - 438   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.20

Özet

Dünya genelinde giderek artan yükseköğretimdeki öğrenci sayısına paralel olarak, Türkiye’de de yükseköğretime yönelik hem talep hem de arz yükselişi söz konusudur. Diğer taraftan, 2019’da kayıtlanmayan öğrenci kontenjan oranın toplam kontenjanın %22’sini oluşturması Türk yükseköğretiminde yaşanan arz-talep dengesizliğini ortaya koymaktadır. Türkiye’nin tüm insan kaynağının temel niteliklerini şekillendiren öğretmenlerin yetiştirildiği programlara ilişkin arz-talep dengesinde yaşanabilecek böylesi bir durumun ise, mevcut kontenjan belirleme stratejilerinin sürdürülebilirliğini derinden etkileyeceği açıktır. Bu bağlamda, öğretmenlik programlarına ait kontenjanların tercih edilme ve yerleşenlerin kayıtlanma durumlarının incelenmesi yapılan araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma, Yükseköğretim Program Atlası (YPA) üzerinden erişilen verilerin ikincil kullanımına dayalı, genel tarama modelinde tasarlanmıştır. YPA platformundan derlenen veri seti üzerinden, 23 öğretmenlik programına ait kontenjan bilgileri, tercih edilme miktarları ve yerleşme oranları betimsel istatistikler (frekans, yüzde, vb.) ile belirlenmiş ve grafikleştirilerek/tablolaştırılarak sunulmuştur. Ayrıca, her bir öğretmenlik programı için yerleşen öğrencilerden kayıt yaptırmayanların sayıları kullanılarak, yerleşme ve kayıtlanma sonrası boş kalan kontenjan miktarları hesaplanmıştır. Yapılan analizler, 2019 yılında öğretmenlik programlarına 42.746 kontenjan ayrıldığını ve bu programlara öğrencilerin toplam kontenjandan yaklaşık 30 kat fazla tercih listelerinde yer verdiğini göstermektedir. Diğer taraftan, yerleştirme işlemi sonrası 2.096 kontenjanın tercih edilmediği ve öğretmenlik programlarına yerleşen öğrencilerden de 1.021 öğrencinin kayıt yaptırmadığı tespit edilmiştir. Tercih edilmeyen program kontenjanlarının büyük bölümünün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversitelere (örneğin, en çok öğrenci alan PDR program için %72 tercih edilmeyen kontenjan) ve ardından vakıf üniversitelerine (aynı örnek bölüm için, yaklaşık %10 tercih edilmeyen kontenjan) ait olduğu; devlet üniversitelerindeki programlarda ise minimum düzeyde (%1’in altında yerleşme olmayan kontenjan) kaldığı görülmektedir. Elde edilen tüm bu bulgular atama bekleyen öğretmen sayıları, yapılan atama sayısı ve yeni açıklanan program kontenjanları ile bir bütün halinde tartışılmış ve öğretmenlik programlarına uygun adayların yerleşmesini destekleyebilecek bir planlamaya ilişkin öneriler sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik Programları, Öğrenci Kontenjanları, Öğrenci Tercihleri, Kayıtlanma Oranları, Boş Kontenjanlar

Okul Müdürlerinin Sevgi, Demokrasi ve Öğrenci Merkezli Eğitim Söylemleri

Şeyma Şahin & Abdurrahman Kılıç

ss. 439 - 471   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.21

Özet

Öğrencilerin sevgi ve demokrasi algıları onların gelecekte nasıl birer birey olacaklarını belirlerken, onların mesleki, ahlaki ve toplumsal ilişkilerini de şekillendirecektir. Okul yöneticilerinin çeşitli konularda sahip olduğu algılar ise, öğrencilerin sahip oldukları ve olacakları algıların oluşumunu doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle müdürlerin sevgi, demokrasi ve öğrenci merkezli eğitim algılarının belirlenmesi ve bu doğrultuda düzenlemeler yapılması oldukça önemlidir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı; müdürlerin sevgi, demokrasi ve öğrenci merkezli eğitim algılarını ve bunlar arasındaki ilişkileri belirlemektir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden “olgu bilim” deseni kapsamında yürütülmüştür. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi tercih edilmiştir. Farklı okul türlerinden dokuz okulda görev yapan 1’i kadın, 7’si erkek toplamda 8 müdür araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında projeksiyon tekniklerinden “hikâye yorumlama tekniği” kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak sevgi, demokrasi ve eğitim konuları ile ilgili üç ayrı “hikâye yorumlama formu” kullanılmıştır. Veriler “söylem analizi” yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, genel olarak müdürlerin demokrasi, koşulsuz sevgi ve öğrenci merkezli eğitim algıları arasında ilişki olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Eğitim, Koşulsuz Sevgi, Müdür, Öğrenci Merkezli Eğitim

Ortaokullarda Örgütsel İklim ile Öğretmen Performansı Arasındaki İlişki

Selda Arslan & Pınar Yengin Sarpkaya

ss. 472 - 493   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.22

Özet

Bu araştırmanın amacı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel iklim ve kendi performans algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Aydın ili Efeler, Söke, İncirliova ve Koçarlı ilçelerindeki resmi ortaokullarda çalışan 393 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri “Örgütsel İklim Ölçeği” ve “Öğretmen Performans Değerlendirme Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel iklim ve kendi performans algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Spearman Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgüt iklimine ilişkin algılarının destekleyici müdür davranışı, işbirlikli öğretmen davranışı ve samimi öğretmen davranışı boyutlarında yüksek düzeyde iken emredici müdür davranışı, kısıtlayıcı müdür davranışı ve umursamaz öğretmen davranışı boyutlarında düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre; öğretmenlerin örgüt iklimine ilişkin algıları cinsiyet, yaş, branş, meslekteki hizmet yılı ve okuldaki hizmet yılı değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaşırken, performanslarına ilişkin algıları değişkenlere göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin örgütsel iklim algıları ve performans algıları arasında anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. 

Anahtar Kelimeler: Örgüt İklimi, Okul İklimi, Öğretmen Performansı

Öğretmenlerin Kayırmacılık Algıları ile Örgütsel Güven Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Sedef Selin Gülay & Gökhan Kahveci

ss. 494 - 522   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.23

Özet

Araştırmanın amacı öğretmenlerin okul yönetiminin kayırmacı uygulamalarına yönelik algıları ile örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan bu araştırmanın evrenini Rize il merkezi ve ilçelerinde ilkokul ve ortaokullarda görev yapan tüm öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak, örneklem oluşturma yoluna gidilmiş ve 27 okulda görev yapan 414 öğretmen araştırma grubuna dâhil edilmiştir. Araştırmanın verileri, Erdem ve Meriç (2012) tarafından geliştirilen “Okul Yönetiminde Kayırmacılık Ölçeği”, Yılmaz (2006) tarafından geliştirilen “Örgütsel Güven Ölçeği” ve öğretmenlerin demografik özelliklerine ulaşabilmek için oluşturulan “Kişisel Bilgi Formu” aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin kayırmacılık algılarının düşük, örgütsel güven algılarının ise iyi düzeyde olduğu, kayırmacılık ile örgütsel güven arasında orta düzeyde olumsuz yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Regresyon analizine göre, kayırmacılığın örgütsel güvenin anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve örgütsel güvene ait varyansın %35’ini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kayırmacılık, Örgütsel Güven, İlkokul, Ortaokul, Öğretmen

Öğretmen Adaylarının Akademik ve ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) Başarı Puanlarının İncelenmesi

Muhammet Ercoşkun

ss. 523 - 541   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.24

Özet

Bu çalışmada öğretmen adaylarının akademik ve ALES (akademik personel ve lisansüstü eğitimi giriş sınavı) başarı puanlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; öğretmen adaylarının lisans akademik başarı puanı ve ALES puan türlerinin cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediği, ALES puan türleri ile lisans akademik başarı puanları arasında bir ilişkinin olup olmadığı ve lisans akademik başarı puanının ALES puan türlerini yordayıp yordamadığı araştırılmıştır. Öğretmen adaylarının akademik ve ALES başarısının betimlenmesi amaçlandığından, bu araştırma için en iyi yöntemin betimsel tarama yöntemi olduğuna karar verilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu, 2014 yılında Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi’nin çeşitli bölümlerinden mezun olup ALES’e girmiş 401 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın alt problemlerine uygun olarak aritmetik ortalama, bağımsız gruplar için t testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre; öğretmen adaylarının ALES puan türleri ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının lisans akademik başarı puanları ile cinsiyet değişkeni arasında kadın öğretmen adayları lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının Sözel Ağırlıklı ALES puanları ile lisans akademik başarı puanları arasında pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının lisans akademik başarı puanları ile diğer ALES puan türleri (Sayısal Ağırlıklı ALES ve Eşit Ağırlıklı ALES) arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının lisans akademik başarı puanlarının, Sözel Ağırlıklı ALES puan türünü düşük düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının lisans akademik başarı puanlarının, Sayısal Ağırlıklı ALES ve Eşit Ağırlıklı ALES puan türlerini yordamadığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Öğretmen Adayı, Akademik Başarı, ALES (Akademik Personel Ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı)

10-12 Yaş Grubu Öğrencileri İçin Dijital Okuryazarlık Ölçeği Geliştirme Çalışması

Şenol Mail Pala & Adem Başıbüyük

ss. 542 - 565   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.272.25

Özet

Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerine yönelik Dijital Okuryazarlık Ölçeği (DOÖ) geliştirmektir. Çalışmanın örneklemini Erzincan ilinde 18 farklı ortaokulda öğrenim gören 742 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Ölçeğin yapı geçerliliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizine göre ölçeğin dört faktörlü bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. Bu faktörler ‘bilgi-işlem’, ‘iletişim’, ‘güvenlik’ ve ‘problem çözme’ olarak adlandırılmıştır. Ölçeğin dört faktörü, toplam varyansın %50.75’ini açıklamaktadır. Toplam varyansın açıklanma yüzdesi, DOÖ’nün ölçmek istediği yapıyı ölçebildiğini göstermektedir. Açımlayıcı faktör analizi sonucu elde edilen dört faktörlü ölçeğin yapı geçerliliği, doğrulayıcı faktör analiziyle test edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi, ölçeğin dört faktörlü modelinin uyumlu olduğunu ve ölçeğin doğrulandığını göstermiştir. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alpha ve test tekrar test analizleri yapılmıştır. Ölçeğin, Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .877 ve test tekrar test analizi ile korelasyon katsayısı .72 olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, 5’li Likert tipinde 21 maddeden oluşan bir ölçek geliştirilmiştir. DOÖ’nün geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Dijital Okuryazarlık, Ölçek, Ortaokul, Teknoloji