PEN Academic Publishing   |  ISSN: 1309-0682

Cilt 14 Sayı 31 (Mart 2020)

Sayı Bilgileri

Issue Information

ss. i - vi   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234

Özet

Anahtar Kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri

Sosyal Uyum Ölçeği: Ölçek Geliştirme Çalışması

Fatih Aydoğdu & Figen Gürsoy

ss. 1 - 20   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.1

Özet

Bu çalışmada ortaokulda altıncı ve yedinci sınıfta okuyan çocukların sosyal uyum düzeyini belirlemek için geçerli ve güvenilir bir “Sosyal Uyum Ölçeği” oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Erzincan'da madde sayısına göre basit rastgele örneklemeyle belirtilen 668 altıncı ve yedinci sınıf ortaokul çocukları oluşturmuştur. Ölçme aracının gelişim sürecinde içerik, yapı ve ölçü doğrulanmıştır. Bu amaçla, görüşlerini almak üzere form uzmanlara gönderildi. Uzmanların geri bildirimlerine dayanarak, madde içeriği geçerlilik oranları belirlenmiştir. .75 altında içerik geçerlilik oranı olan öğeler silindi. Çalışma Ölçeğinde Öz Yeterlilik 38 açıklanmıştır. Toplam varyansın% 38'i Analiz sonuçlarına göre ölçeğin 55 maddeden ve tek faktörden oluştuğu, ayrıca içeriğin ve ölçümün geçerliliğinin sağlandığı sonucuna varılmıştır. Ölçüm aracının güvenilirliği, iç tutarlılık yöntemlerinden biri olan Cronbach Alpha ile hesaplanmış ve 0.95'lik çok yüksek bir güvenilirliğe ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçeğin, ortaokulların altıncı ve yedinci sınıflarındaki çocukların sosyal uyumlarını ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç olduğu söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Social Adaptation, Social Adaptation Scale, Secondary School, Validity and Reliability

Suriyeli Öğrencilerin Eğitim Sitemine Entegrasyonunda Okul Yöneticilerinin Karşılaştığı Sorunlar

Engin Karadağ, Ahmet Su, Sabiha Dulay & İbahim Ütük

ss. 21 - 39   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.2

Özet

İsteyerek veya istemeyerek çeşitli sebeplerle bir yerden başka bir yere geçici veya kalıcı olarak yer değiştirme olarak tanımlanan göç geçmişten günümüze var olan bir olgudur. Türkiye sınır komşularında yaşanan çeşitli olaylardan kaynaklı olarak son yıllarda göç olgusu ile karşı karşıya kalmıştır. Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesinde eğitim gören Suriyeli öğrencilerle yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara dair geliştirdikleri çözüm yollarını araştırmaktır. Araştırma katılımcıların yaşadıkları sorunlar ve çözüm yollarını ele aldığından çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile yapılandırılmıştır. Çalışma grubunun oluşturulmasında ise olasılıksız örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırmada yapılan görüşmeler çerçevesinde 4 tema belirlenmiştir. Bu temalar çerçevesinde katılımcıların görüşleri değerlendirilmiş, çözüm önerileri kategorilere ayrılmıştır. Katılımcılar dil sorununun çeşitli açılardan engel oluşturduğu, iç ve dış paydaşlardan tercüman desteği alındığı ve dil kurslarına yönlendirme yapıldığını ifade etmiştir. Uyum ve davranış sorunu olarak şiddet eğilimi, hijyen ve gruplaşma ifade edilmiş; rehber öğretmen çalışmaları, sosyal faaliyetlere yönlendirme ve görsel ve video gösterimleri çözüm olarak ifade edilmiştir. Akademik yetersizlik sorununun dil engelinden kaynaklandığı ve ders dışı faaliyetler ve Suriyeli öğrencilerin sınıflara eşit dağıtılması çözümleri dile getirilmiştir. Veliler arasında iş birliği sorununun ise Türk ailelerdeki olumsuz tutumdan kaynaklandığı ve bu ailelerle iletişim ve iş birliği ile çözülmeye çalışıldığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak Suriyeli öğrenciler entegrasyonunda çeşitli problemler yaşandığı, üretilen çözümlerin yetersiz olduğu, okul yöneticilerinin çözümlerinin daha profesyonel ve kurumsal düzeyde uygulanması ve takip edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Göç, Mülteci, Entegrasyon, Suriyeli Öğrenciler

Elektronik Görsel Sözlük Kullanımının Ortaokul Öğrencilerinin Sözcük Öğretimi Başarısı Üzerine Etkisi

Aslı Maden

ss. 40 - 59   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.3

Özet

Araştırmanın amacı, ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik geliştirilen Elektronik Görsel Sözlük yazılımının sözcük öğrenme başarısına olan etkisini tespit etmektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel modele göre yürütülmüştür. Araştırma, Giresun il merkezindeki Aksu Şehit Hakan Gemici Ortaokulu 5. sınıflarında gerçekleştirilmiştir. Örneklem belirlenirken uygulama yapılacak okulun alt yapı özelliklerinin yeterli olmasına dikkat edilmiştir.  Belirlenen ortaokulda 5. sınıflarda akıllı tahta kullanılması, öğretmenlerin akıllı tahta ve e-öğrenme yazılımlarını kullanmaya yönelik yeterlilikleri okulun seçiminde etkili olmuştur. Ayrıca, Elektronik Görsel Sözlük’ün sözcük havuzu 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki Okuma Kültürü temasının sözcük hazinesi ve sözcükte anlam konusu ile sınırlandırılmıştır. 5. sınıf şubelerinden ikisi deney (n=35) diğer iki şube ise kontrol grubu (n=35) olarak rastgele (random) belirlenmiştir. Deney gruplarında sözcük öğretimi çalışmaları Elektronik Görsel Sözlük kullanılarak, kontrol gruplarında ise geleneksel öğretim ile sürdürülmüştür. Araştırmanın verileri, uygulama için geliştirilmiş olan Sözcükte Anlam Başarı Testi ile toplanmıştır. Araştırma sonunda, kontrol ve deney gruplarının sözcükte anlam konusuna dair ön test ortalamaları ayrı ayrı değerlendirildiğinde başarılarının benzerlik gösterdiği; buna karşın son test verileri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç, sözcük öğretimi başarısında Elektronik Görsel Sözlük’ün geleneksel öğretim göre daha etkili bir yöntem ve araç olduğunu ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Söz Varlığı, Sözcük Öğretimi, Elektronik Görsel Sözlük, Başarı

Türkiye’de Okul Öncesi Eğitiminde Teknoloji Kullanımı Alanında Araştırma Eğilimleri: Lisansüstü Tezlerin İçerik Analizi

Rahime Filiz Ağmaz & Funda Ergulec

ss. 60 - 86   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.4

Özet

Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de okul öncesinde teknoloji alanında yapılmış lisansüstü tezlerin tematik dağılımlarının incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada 1988-2019 yılları arasında okul öncesinde teknoloji alanında yazılmış lisansüstü tezler tarama modeli kullanılarak incelenmiştir. Yapılan çalışmanın evrenini YÖK Yayın Dökümantasyon Daire Başkanlığı tarafından onaylanan ve arşivlenen, konu bölümü eğitim ve öğretim olan teknoloji, tablet, tablet bilgisayar, telefon, akıllı telefon, bilgisayar, web 2.0 dizinlerde dizgilenen 2434 lisansüstü tez (1957 yüksek lisans, 477 doktora, 4 sanatta yeterlilik tezi) ve konu bölümü eğitim ve öğretim olan okul öncesi dizininde dizgilenen 1681 lisansüstü tez (1383 yüksek lisans, 296 doktora, 2 sanatta yeterlilik tezi) oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, teknolojide okul öncesinde alanında yapılmış 18 yüksek lisans ve 4 doktora tezi olmak üzere 22 lisansüstü tez ve okul öncesinde teknoloji alanında 13 yüksek lisans ve 3 doktora tezi olmak üzere 16 lisansüstü tez ile birlikte toplamda 38 tezden oluşturmaktadır. Doküman analizi tekniği ile incelenen tezler yıllarına, illerine, üniversitelerine, bölümlerine ve konularına göre incelenmiştir. Okul öncesinde teknoloji alanında yazılan tezlerin incelenmesinde bu alanında yapılmış lisansüstü tezlerin durumunu ortaya koymak ve bu alanda çalışma yapacak olan diğer araştırmacılara ışık tutmak amaçlanmıştır. 

Anahtar Kelimeler: Lisansüstü Tezler, Eğitim, Okul Öncesi, Teknoloji

EFL Learners’ Views about Project Work Implementation

Gülten Genç

ss. 87 - 101   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.5

Özet

This study was carried out to get an in-depth understanding of EFL learners’ perceptions towards project work in their language studies. The participants were 30 volunteer EFL students in the English Preparatory Program of a state university. To collect the data, a 5 Point Likert type questionnaire involving 31 questions and an interview form were used. The data, gathered through Likert scale type questionnaire, was analyzed using SPSS and the frequencies and the mean scores for each item were calculated. The data gathered by interview forms was analyzed through qualitative research method. The results indicated that students mostly experienced pleasure and excitement while conducting projects as a group and believed that they became more productive, independent, and motivated. However, it was seen that they still found it time-consuming and stressful as well as a demanding work. It was concluded that the students liked and approved of learning English through project based learning but had differing opinions about its benefits. Some recommendations were yielded based on the analysis and students’ responses.

Anahtar Kelimeler: Project-based learning, English as a foreign language, Qualitative study

Sınıf Öğretmenlerinin Alternatif Ölçme Değerlendirme Araçlarını Kullanım Durumlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi

Mehmet Demirkol & Durmuş Kılıç

ss. 102 - 124   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.6

Özet

The aim of this research is to specify use case with several variables of classroom teachers using alternative assessment tools.The population of the research, which was shaped by quantitative research method, comprised of 5230 classroom teachers working in the city center of Diyarbakır in the 2016-2017 academic year. The 1158 classroom teachers selected to represent the research group were identified by graded sampling and simple random sampling methods.Research data has been gathered by using a ‘Scale for classroom teachers using alternative assesment tools.In analysis of data for situation assessment, descriptive statistics and independent samples t-test, one way analysis of variance which are parametric test were used.The results of study shows that classroom teachers having teaching experience up to 5 years, having seminar training for alternative assessment and evaluation tools, teaching in independent classrooms, working in towns and city centers, having a classroom population of 21-40 students are more willing to use of alternative assessment and evaluation tools. On the other hand, male teacher groups holding postgraduate degree,  graduated from faculties other than education faculty, and having a classroom population of 21 or more avoid more from using alternative assessment and evaluation tools.

Anahtar Kelimeler: sınıf öğretmeni, alternatif ölçme değerlendirme, yönelme, kaçınma

İlkokul Bahçelerinin Mevzuata Uygunluğunun Okul Yöneticilerinin Görüşlerine Göre İncelenmesi

Hamiyet Erözeren & Nihan Demirkasımoğlu

ss. 125 - 158   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.7

Özet

Bu araştırmada, ilkokul bahçelerinin mevzuata uygunluğunun okul yöneticilerinin görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda okul bahçelerine ilişkin mevzuat incelenerek okul yöneticilerinin görüşlerine dayalı olarak ilkokul bahçelerinin ilgili mevzuata uygunluğu değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma gurubunu 2017-2018 akademik yılında Çankaya ilkokullarında çalışan 59 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmada nicel araştırma yöntemi ve tarama modeli kullanılmıştır. Okul yöneticilerinin mevzuata ilişkin görüşleri, TS 9518 standartları ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”na dayalı olarak geliştirilen “Okul Yöneticilerinin İlkokul Bahçelerinin Mevzuata Uygunluğuna İlişkin Görüşleri Anketi” ile; ilkokul öğretmenlerinin okul bahçelerine görüşleri ise; literatüre dayalı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ” İlkokul Öğretmenlerinin Okul Bahçelerinin Kullanımına İlişkin Görüşleri Anketi” formu ile belirlenmiştir. Verilerin analizinde Sosyal Bilimleri için İstatistik Paket Programı 20 (IBM SPSS Statistics 20) kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama gibi teknikleri içeren betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda, Çankaya ilçesindeki okul bahçelerinin mevcut durumları ile mevzuatta yer alan okul bahçeleri arasında bazı uyumsuzlukların olduğu, okul bahçelerinin öğrencilerin ve öğretmenlerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: okul bahçesi, okul bahçesi mevzuatı, okul bahçesi standartları

Öğretmenlerin Öğretme-Öğrenme Anlayışları ile Sınıf Yönetimi Stilleri Arasındaki İlişki

Alper Aytaç & Nihat Uyangör

ss. 159 - 173   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.8

Özet

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin öğretme-öğrenme anlayışları ile sınıf yönetimi stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bursa’da görev yapmakta olan çeşitli branşlardaki 243 öğretmen oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Chan ve Elliott (2004) tarafından geliştirilen ve Aypay (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Öğretme ve Öğrenme Anlayışları Ölçeği” ile Kris (1996) tarafından geliştirilen ve Aktan ve Sezer (2018) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Sınıf Yönetimi Stilleri Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın ilk sorusuna ilişkin bulgulara göre öğretmenlerin ağırlıklı olarak yapılandırmacı öğretme-öğrenme anlayışını benimsediği saptanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin en çok benimsedikleri sınıf yönetimi stillerinin sırasıyla; serbest, yetkeci, otoriter ve ilgisiz sınıf yönetimi stilleri olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın ikinci sorusuna ilişkin bulgulara göre öğretme-öğrenme anlayışları ile sınıf yönetimi stillerinin bazı alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Araştırmanın üçüncü sorusuna ilişkin bulgulara göre ise öğretme-öğrenme anlayışlarının, ilgisiz sınıf yönetimi stili dışındaki, diğer sınıf yönetimi stillerini anlamlı şekilde yordadığı saptanmıştır. Yapılandırmacı öğretme-öğrenme anlayışı serbest ve yetkeci sınıf yönetimi stillerini anlamlı şekilde yordarken, geleneksel öğretme-öğrenme anlayışı ise otoriter sınıf yönetimi stilini anlamlı şekilde yordamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Öğretme-öğrenme anlayışları, sınıf yönetimi stilleri, öğretmenler.

Web of Science Veri Tabanına Dayalı Bibliyometrik Analiz: Bilim Merkezleri/Müzeleri Üzerine Yapılan Eğitim Araştırmaları Makaleleri

Aykut Emre Bozdoğan

ss. 174 - 194   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.9

Özet

Bu çalışmanın amacı bilim merkezleri/müzeleri ile ilgili bilimsel makalelerin bibliyometrik göstergeler açısından incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması yöntemine göre gerçekleştirilmiştir. Bibliyometrik veriler, Clarivate Analytics tarafından üretilen WoS veri tabanından alınmıştır. Tarama aralığı 1975-1 Ekim 2019 tarihleri arasını kapsamaktadır. Çalışmada bibliyometrik analiz tekniği kullanılmıştır. Yapılan analizlerde 1975-2019 yılları arasında WoS veri tabanında kayıtlı 63.487.408 çalışmadan 2.842’sinin bilim merkezleri/müzeleri ile ilgili çalışmalar olduğu görülmüştür. Bu kayıtlardan 204’ünün (%7.17) eğitim/eğitim araştırmaları kategorisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde bilim merkezleri/müzeleri ile ilgili en çok karşılaşılan yayın türünün 156 çalışma ile makale olduğu görülmüştür. Bununla birlikte yayınlanan makalelerin yaklaşık yarısının son beş yılda yayınlandığı tespit edilmiştir. Bu oran bilim merkezleri/müzeleri ile ilgili eğitim araştırmalarının son yıllarda ivme kazandığını göstermektedir. Yine yapılan analizlerde alana katkı sağlayan 387 farklı yazar olduğu görülmüştür. 156 makale de toplam 307 farklı anahtar kelime kullanıldığı ve en etkin derginin “Science Education” dergisi olduğu tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde 29 farklı ülkeden araştırmacıların alana katkı sağlayan makaleler yayınladıkları tespit edilmiştir. Bu kapsamda en etkin ülkenin ABD’de olduğu, bunu İngiltere ve Kanada’nın takip ettiği görülmüştür. Türkiye’nin 6 makale ile 29 farklı ülke arasında 8. sırada yer alması bu alanla ilgili ciddi yayınlar yaptığını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Bilim merkezi, Bibliyometre, Web of Science.

Psikolojik Danışman Adaylarının Problem Çözme Becerisinin Açıklanmasında Düşünme Stilleri ve Empatinin Rolü

Fatih Camadan & Merve Akdeniz

ss. 195 - 223   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.10

Özet

Bu araştırmada psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerisinin açıklanmasında düşünme stilleri ve empatinin rolü incelenmiştir. Araştırmanın modeli nicel araştırma yaklaşımına dayalı ilişkisel tarama olarak belirlenmiştir. Araştırma farklı sınıflarda öğrenim gören 138 kız ve 50 erkek olmak üzere toplam 188 psikolojik danışman adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerinin toplanmasında; “Problem Çözme Envanteri”, “Düşünme Stilleri Ölçeği”, “Temel Empati Ölçeği” ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerisinin, karmaşık düşünme stili, basit düşünme stili ve bilişsel empati değişkenleri tarafından anlamlı ve olumlu şekilde açıklandığı bulunmuştur. Bununla birlikte psikolojik danışman adaylarının duygusal empatilerinin kız öğrencilerin lehine ve karmaşık düşünme stilinin erkek öğrencilerin lehine anlamlı şekilde farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ancak problem çözme becerisi, bilişsel empati ve basit düşünme stilinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca psikolojik danışman adaylarının problem çözme becerisi, dördüncü sınıf öğrencilerinin lehine anlamlı şekilde farklılık gösterirken; duygusal empati, bilişsel empati, karmaşık düşünme stili ve basit düşünme stilinin sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: psikolojik danışman adayı, problem çözme becerisi, düşünme stilleri, empati

Türkçe Öğretmeni Adaylarının Kitap Okuma Alışkanlıkları ile Eleştirel Düşünme Eğilimleri Arasındaki İlişki: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Örneği

Zeynep Ezgi Uysal, Perihan Gülce Özkaya & Mustafa Volkan Coşkun

ss. 224 - 240   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.11

Özet

Bu araştırmanın amacı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Programında öğrenim gören öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanlıkları ile eleştirel düşünme eğilimlerinin düzeyini tespit etmek, bunu bazı değişkenlere göre incelemek ve bunların aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada, evreni oluşturan 275 Türkçe öğretmeni adayına ulaşılmaya çalışılmış; ancak 231 öğretmen adayına ölçek uygulanabilmiştir. Geçersiz ölçeklerin elenmesi sebebiyle 220 ölçek üzerinden analizler yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Semerci’nin (2016) geliştirdiği “Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (EDEÖ)” ile Gömleksiz’in geliştirdiği (2004) “Kitap Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği (KOAİTÖ)” kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, katılımcıların eleştirel düşünme eğilimlerinin orta seviyenin biraz üzerinde; kitap okuma alışkanlıklarının ise üst seviyede olduğunu göstermiştir. Katılımcıların kitap okuma alışkanlıkları ve eleştirel düşünme eğilimleri cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre incelenmiştir. KOAİTÖ’nün sevgi, alışkanlık, gereklilik, etki ve yarar alt boyutlarına bakıldığında, cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde fark olduğu; istek alt boyutu doğrultusunda ise cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde fark bulunmadığı görülmüştür. EDEÖ’nün üst biliş ve esneklik alt boyutları doğrultusunda cinsiyet değişkenine göre arasında anlamlı düzeyde fark olduğu; sistematiklik, azim ve sabır, açık fikirlilik alt boyutları doğrultusunda ise cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde fark bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre Türkçe öğretmenlerini adaylarının kitap okuma alışkanlıkları, sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Söz konusu öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri, sınıf değişkenine göre sadece “üst biliş” ve “esneklik” boyutlarında farklılık göstermektedir.

Çalışmaya katılan öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanlıkları ile eleştirel düşünme eğilimleri arasında düşük düzeyde, aynı yönde, anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme eğilimi, okuma alışkanlığı, MSKÜ, Türkçe öğretmeni adayları

Öğretmen Adaylarının Akademik Güdülenme Becerilerinin, Çalışma Alışkanlıklarının, Sınav Kaygılarının ve Başarı Güdülerinin İncelenmesi

A. Seda Saracaloğlu, Nurtaç Üstündağ & Muhammed Eken

ss. 241 - 265   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.12

Özet

Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının akademik güdülenme düzeyleri, çalışma alışkanlıkları, sınav kaygıları ve başarı güdüleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilgiler Eğitimi, Sınıf Eğitimi, Fen Bilgisi Eğitimi ve Okulöncesi Eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören 139 birinci sınıf öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının akademik güdülenme, çalışma alışkanlıkları, sınav kaygısı ve başarı güdüsü düzeyleri orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının çalışma alışkanlıkları, sınav kaygısı, akademik güdülenme ve başarı güdüsü puanlarında cinsiyete ve yerleşim birimine göre anlamlı fark bulunmamıştır. Öğretmen adaylarının not ortalamalarıyla çalışma alışkanlıkları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Öğretmen adaylarının yaşları ile çalışma alışkanlıkları arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Lise diploma notu, bölüm tercih sırası, aile geliri değişkenleri ile çalışma alışkanlıkları, sınav kaygısı, akademik güdülenme ve başarı güdüsü puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Öğretmen adaylarının çalışma alışkanlıkları ile akademik güdülenme ve başarı güdüsü düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Öğretmen adaylarının akademik güdülenme düzeyleri ile başarı güdüleri arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Akademik güdülenme ve başarı güdüsü düzeyleri birlikte çalışma alışkanlıklarının % 34’ünü yordamaktadır.

 

Anahtar Kelimeler: Akademik güdülenme, çalışma alışkanlıkları, sınav kaygısı, başarı güdüsü

Öğretmen Yetiştirmede Yaratıcı Dramanın Kullanımı Üzerine Bir Çalışma: İngilizce Öğretmenliği Adayları

Ayşegül Erçevik & Ayfer Su Bergil

ss. 266 - 290   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.13

Özet

Bu araştırma İngilizce öğretmeni adaylarının uygulanan program sonrasında yaratıcı dramaya ilişkin tutumlarını ölçmek ve bir öğretim yöntemi olarak yaratıcı dramaya ilişkin düşünce ve değerlendirmelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçüm aracı olarak Yaratıcı Drama Derslerine İlişkin Tutum Ölçeği ve anket formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda İngilizce öğretmeni adaylarının yaratıcı drama dersine ilişkin tutumlarının yüksek olduğu ve yaratıcı drama dersine ilişkin tutumun cinsiyete göre farklılaştığı bulunmuştur. Araştırmanın nitel sonuçlarında ise; öğretmen adaylarının çoğunluğunun daha önce yaratıcı drama deneyimi bulunmadığı ve yaratıcı dramanın öğretimde bir teknik olarak kullanılabileceğine dair bilgi düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. Öğretmen adayları yaratıcı dramayı çocuklara yabancı dil öğretirken öğrencilere, ders sürecine ve dersin çıktılarına katkıları nedeniyle kullanmak istemektedir. Öğretmen adayları uygulanan programdan bir birey olarak çoğunlukla pozitif etkilenmiş olup, yaratıcı dramayı bir öğretim yöntemi olarak öğretim sürecine ve öğrencilere katkıları bakımından değerlendirmektedir.

Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yetiştirme, Yaratıcı Drama, İngilizce Öğretmenliği Adayları

Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yönteminde (ÇASEY) Dramatizasyonun Uygulanabilirliği: Bir Etkinlik Örneği

Hüseyin Ulus

ss. 291 - 313   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.14

Özet

Genel eğitim programının önemli bir bölümünü oluşturan Görsel Sanatlar dersinin salt amacı sanatçı yetiştirmek değil, çevresinde bulunan güzellikleri fark eden, estetik duyarlılığa sahip, bünyesinde barındırdığı yaratıcı gücü kullanabilen ve en önemlisi farklı düşünebilme cesaretine sahip bireyler yetiştirmektir. Nihai amacı çok nitelikli sanatsal ürünler ortaya koyabilen yetenekli bireyler yetiştirmek olmayan bir disiplin alanının yalnızca uygulama çalışmalarına yönelik yöntem ve tekniklerden beslenmesi düşünülemez. Bu nedenle Görsel Sanatlar eğitimi alanında yeni öğretim yöntemlerinin ortaya konması ve/veya var olan yöntemlerin geliştirilerek eğitim sistemine kazandırılması gerektiği düşünülmektedir. Bu gerekçelerden hareketle salt uygulama disiplini kapsamında tüm dönemin yürütüldüğü geleneksel öğretim yöntemleri ile sanatta çağdaş bir öğrenme metodu olan Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi’nin karşılaştırılması ve bu yöntemde dramatizasyon etkinliğinin uygulanabilirliğini ortaya koymak bu araştırmanın temel amacı olarak belirlenmiştir. Bu amaca ulaşabilmek için çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi kapsamında dramatizasyon etkinliğinden yararlanılabileceği, Görsel Sanatlar dersinin böyle bir etkinlik için oldukça esnek bir yapıya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi, Yaratıcı Drama, Dramatizasyon

Okul Öncesi Dönem Çocukları için “Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği- Ebeveyn Formu“: Bir Ölçek Uyarlama Çalışması

Pınar Aksoy & Gülen Baran

ss. 314 - 335   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.15

Özet

Bu çalışma, öğretmen değerlendirmesine dayalı olarak Aksoy (2014) tarafından geliştirilmiş olan “Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği-Öğretmen Formu”nun ebeveyn değerlendirmesine uygunluğunun sınanması amaçlanmıştır. “Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği-Öğretmen Formu” beş boyuttan  (iletişim, uyum, kendini kontrol, prososyal davranışlar ve atılganlık) ve toplamda 44 maddeden oluşmaktadır. Doğrulayıcı faktör analizi aracılığıyla tanımlanmış olan yapının test edilmesi ve ölçme aracının yapı geçerliğinin değerlendirilmesi yapılmış ve güvenirlik analizi için Cronbach Alpha (α) katsayısı değeri incelenmiştir. Çalışma grubu okul incesi eğitime devam eden 838 çocuk ile onların ebeveyninden oluşmuştur. Bu doğrultuda elde edilen veriler, SPSS’e (17.0) aktarılmış ve AMOS (22.0) programı aracılığıyla doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Birinci düzey ve ikinci düzey çok faktörlü modele ilişkin doğrulayıcı faktör analizi sonuçları that X2/sd değerinin bir uyumu (ortadan mükemmele) açıkladığını göstermiştir. RMSEA değerinin mükemmel uyumu ifade ederken, CFI, GFI, AGFI ve RMR değerlerinin iyi uyuma işaret ettiği saptanmıştır. Güvenirliğin belirlenmesine yönelik olarak Cronbach Alpha (α) katsayısına bakıldığında ise, bu değerlerin iletişim boyutu için α=.79, uyum boyutu için α=.82, kendini kontrol boyutu için α=.73, prososyal davranışlar boyutu için α=.75, atılganlık boyutu için α=.74 ve toplamda α=.89 olduğu belirlenmiştir. Bu çerçevede yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda, Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği-Ebeveyn Formu’nun okul öncesi dönem çocukları için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ortaya konmuştur.

Anahtar Kelimeler: Okul öncesi dönem, sosyal beceriler, sosyal becerileri değerlendirme ölçeği, ebeveyn formu.

2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programına Yönelik Öğretmen Görüşleri

Merve Çakır, Emine Bolat & Hülya Dede

ss. 336 - 353   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.16

Özet

Bu çalışmanın amacı 2018 yılında yenilenen fen bilimleri dersi öğretim programına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırma yöntemi olarak olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kilis, Adana, Şanlıurfa, Osmaniye ve Gaziantep illerinde görev yapan, deneyimleri 1 ile 35 yıl arasında değişen 18 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak iki fen eğitimi alanı uzmanı tarafından uzaman görüşü alınarak araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüş formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Çalışmanın güvenirliği Miles-Huberman formülü ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda fen bilgisi öğretmenlerinin öğretim programının kazanım ve içerik boyutları için olumlu görüş bildirirken, öğretmenlerin yarısının programın öğrenme-öğretme süreci boyutu ile ilgili olumlu, ölçme-değerlendirme boyutu ile ilgili olumsuz görüş bildirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada öğretim programının güçlü olduğu yönlerine ilişkin görüşlerin daha fazla olduğu, çağın ve toplumun ihtiyaçlarına daha çok kısmen cevap verebildiği, genel olarak öğretim programında güncelliğinin yitirmiş konu ve uygulamaların bulunmadığı; öğretim programının işlevselliği ve uygulanabilirliğine yönelik olumlu görüşlerin daha fazla olduğu; öğretim programına yönelik memnuniyet düzeyinin orta düzeyde olduğu; öğretim programının “evrensel ahlak değerleri, milli ve kültürel değerler ile bilimsel etik ilkelerinin benimsenmesini sağlama" amacı ile fen,  mühendislik ve girişimcilik uygulamalarına yönelik olumlu görüşlerin fazla olduğu sonuçları elde edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, 2018 fen bilimleri dersi öğretim programına ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Fen bilgisi öğretmenleri, fen bilimleri dersi öğretim programı, öğretmen görüşleri

5, 6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe Ders Kitaplarındaki Metinlerin Bibliyoterapi Açısından İncelenmesi

Didem Çetin & Meltem Doğanay

ss. 354 - 376   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.17

Özet

“Kitaplarla sağaltım, iyileştirme, tedavi” anlamına gelen bibliyoretapi, metinler aracılığıyla bireyin kişilik gelişimine katkı sağlamak, sorunlarını tanıyıp çözmesine yardımcı olmak ve meydana gelebilecek sorunların oluşmasını önlemek için kitaplardan yararlanılan bir terapi yöntemidir. Bibliyoterapinin temel aracı kitaplar ve metinler olduğundan, bu yöntemin eğitim ortamında kullanılabileceği en uygun ders, Türkçe dersidir. Bir durum çalışması olan bu araştırmanın amacı; 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde bulunan bibliyoterapik unsurları tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın incelenen dokümanlarını, 2014-2015 eğitim öğretim yılında okutulan MEB Yayınlarına ait 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan 156 metin oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Erdemir (2016) tarafından geliştirilen ve masal türündeki metinlerdeki bibliyoterapik unsurları belirleme amacı taşıyan 15 maddelik rubriğin, uzman görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesiyle oluşturulan 20 maddelik Bibliyoterapik Unsur Rubriği kullanılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde toplam 386 bibliyoterapik unsur tespit edilmiştir. Bu bibliyoterapik unsurların sınıflara göre dağılımına bakıldığında, beklenilenin aksine, sınıf seviyesi yükseldikçe metinlerdeki bibliyoterapik unsurların azaldığı görülmüştür. En sık rastlanan bibliyoterapik unsurlar sırasıyla “yeni değerler, tutumlar ve davranışlar geliştirme”, “çevreyi, toplumu ve dünyayı tanıma”, “millî ve manevi değerlere sahip olma”dır. “Ebeveyn ve çocuklar arasındaki çatışmaların çözüme ulaşması” unsuruna hiçbir metinde rastlanmamıştır. Araştırma sonuçları, Türkçe derslerinde gelişimsel bibliyoterapi yönteminin uygulanmasında 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerden yararlanılabileceğini göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Bibliyoterapi, Türkçe Ders Kitabı, Metin

Dream versus reality: The process of preschool teacher’s professionalization in Turkey

Mehmet Toran & Özge Hacıfazlıoğlu

ss. 377 - 392   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.18

Özet

Teaching as a profession starts with “a passion for teaching”, which is reflected into teaching and professional practices of the teacher. This study aims to examine the professionalization process of preschool teachers and reveal the reasons why they want to be preschool teachers, their perceptions towards the profession and the initial challenges encountered in Turkey. This study used qualitative method and face to face interviews were conducted with 47 preschool teachers. Preschool teachers’ views appeared to extend on the two following extreme spectrums: “Being the caretaker of the young population” and “having a passion to play a significant role in the future of children”. Preschool teachers’ accounts about their experiences in the career entry phase showed that all of them had the feelings of anxiety and fear.

Anahtar Kelimeler: Preschool Teachers; Teacher’s Professionalization; Dream; Reality

2012-2018 Yılları Arasında Türkiye’de Gerçekleştirilen STEM Eğitimi Konulu Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi

Aysegül Ergün

ss. 393 - 421   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.19

Özet

Ülkemizde STEM eğitimi ile ilgili var olan durumun ortaya konması noktasında, lisansüstü araştırmaların önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, 2012-2018 yılları arasında Türkiye’de gerçekleştirilen STEM eğitimi konulu tezlerin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, tam metnine ulaşılan 83 adet tez oluşturmaktadır. Nitel araştırma desenindeki araştırmada, nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Tez sınıflama formu aracılığıyla elde edilen veriler, içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda en fazla tezin 2018 yılında yapıldığı, tezlerin çoğunlukla yüksek lisans tezi olduğu belirlenmiştir. Tezlerde sıklıkla karma araştırma yönteminin kullanıldığı, veri toplama aracı olarak çoğunlukla anket ve ölçeklerin kullanıldığı ve nicel veri analizinin sıklıkla kullanıldığı tespit edilmiştir. Tezlerin yarısından fazlasında örneklem olarak K12 öğrencilerinin ve çoğunlukla da ortaokul düzeyinin tercih edildiği, lisans öğrencileri ile yapılan araştırmalarda ise çoğunlukla fen bilgisi öğretmeni adaylarının yer aldığı belirlenmiştir. Tez araştırmalarındaki örneklem büyüklüğünün çoğunlukla 31-100 arasında olduğu görülmüştür. Tezlerin yarısından fazlasında, STEM eğitimi uygulamalarına yönelik görüşlerin araştırıldığı, bunu STEM kariyerlerine yönelik algı, ilgi ve STEM’e yönelik tutumun takip ettiği belirlenmiştir. Tezlerde STEM eğitiminin, problem çözme becerileri, bilimsel süreç becerileri gibi beceriler üzerindeki etkilerinin ikinci derece sıklıkla araştırıldığı belirlenmiştir. Tezlerde en fazla araştırılan bilgi öğrenme alanı ürününün akademik başarı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tezlerde, STEM eğitiminin çoğunlukla mühendislik tasarım süreci kullanılarak uygulandığı, bunu yapılandırmacı yaklaşımın 5E modeli ile robotik uygulamaların izlediği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında, araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Doküman incelemesi, STEM eğitimi, lisansüstü araştırma eğilimleri, içerik analizi.

Sınıf Öğretmenlerinin Çevre Eğitimine Yönelik Farkındalıkları

Esra Karakoçan Dev & Nuray Kurtdede-Fidan

ss. 422 - 444   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.20

Özet

Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin çevre eğitimine yönelik farkındalıklarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada genel tarama modeli kullanılmış olup, veriler Özlü (2012) tarafından geliştirilen “Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği” ve Ören, Kıyıcı, Erdoğmuş ve Sevinç (2010) tarafından geliştirilen “Çevre Bilincine Sahip Öğretmen Nitelikleri Ölçeği”  kullanılarak toplanmıştır. Veriler için araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim öğretim yılı güz döneminde Afyonkarahisar ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan 184 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Elde edilen veriler SPSS-20 paket programıyla kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin çevre eğitimi öz-yeterliklerinin yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin alan bilgisi, öğretim stratejileri ve çevre eğitimi öz-yeterlik toplam puanlarında cinsiyet, çalışılan kurum, öğrenim durumu ve çalışılan yerleşim birimi açısından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin kıdemlerine göre çevre eğitimi öz-yeterlik puanları arasında anlamlı bir farklılık vardır. Öğretmenlerin kıdemleri arttıkça çevre eğitimi öz-yeterlik puanlarının arttığı görülmektedir. Sınıf öğretmenlerinin çevre bilincine sahip öğretmen nitelikleri düzeylerinin de yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin öğrenim durumlarına ve kıdemlerine göre çevre bilincine sahip öğretmen nitelikleri ölçeği puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Fakat sınıf öğretmenlerinin çalıştığı kurumlara ve yerleşim birimine göre çevre bilincine sahip öğretmen nitelikleri ölçeği puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Çevre, çevre eğitimi, çevre eğitimi öz-yeterlik, sınıf öğretmeni.

Sınıf Öğretmeni Adaylarının Akademik Öz-Yeterliklerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi

Gözde Çava Kuru & Süleyman Can

ss. 445 - 461   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.21

Özet

Eğitim-öğretim faaliyetlerinin etkin ve verimli bir şekilde planlamasında, uygulamasında sınıf öğretmen adaylarına büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Bu görev ve sorumlulukları yerine getirebilmesi için sınıf öğretmeni adaylarının yüksek akademik öz-yeterlik inancına sahip olması gerekmektedir. Bundan dolayı öğretmen adaylarının akademik öz-yeterliklerinin arttırılmasına yönelik çalışmalar önem taşımaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı Türkiye'deki Sınıf Öğretmeni adaylarının akademik öz-yeterlik durumlarını çeşitli değişkenlere göre belirlemektir. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Türkiye İstatistiki Bölge Birimlerine dayalı olarak belirlenen 22 üniversiteden Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim görmekte olan 1298 4. sınıf sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırmada Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen Ekici (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan 33 maddelik 'Akademik Öz-Yeterlik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20 istatistik programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmeni adaylarının akademik öz-yeterlik düzeylerinin orta olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının akademik öz-yeterlik düzeylerinin akademik not ortalama, cinsiyet, lisans eğitimi aldığı bölümden memnun olma durumu değişkenleri açısından anlamlı farklılık taşıdığı tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmeni adayı, öğretmen adayı, akademik öz-yeterlik, öz-yeterlik

Öğretmen - Veli İletişim Ölçeğinin Geliştirilmesi

Veda Yar Yıldırım & Emel Tüzel İşeri

ss. 462 - 480   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.22

Özet

Öz: Bu çalışmanın amacı “Öğretmen-Veli İletişim Ölçeği (ÖVİÖ)”ni öğretmen, öğrenci ve veliye yönelik olarak geliştirmek; geçerlik ve güvenirliğini ortaya koymaktır. ÖVİÖ, öğretmen veli iletişimini öğretmen, öğrenci ve veliye göre ölçme amacıyla geliştirilmiştir. Öğretmen, öğrenci ve veliye göre aynı maddeler üzerinden düzenleme yapılarak öğretmen, öğrenci ve veli olmak üzere üç farklı ölçek olarak tasarlanmıştır. Çalışma gruplarını belirlemek amacıyla uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Taslak ölçek 2018-2019 eğitim öğretim yılında Tokat ve Kahramanmaraş illerindeki öğretmen, öğrenci ve velilere uygulanmıştır. Öğretmenlere Yönelik ÖVİÖ 273 öğretmene, Öğrencilere Yönelik ÖVİÖ 448 Öğrenciye ve Velilere Yönelik ÖVİÖ 416 veliye uygulanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucu, ölçeklerin tek faktörlü bir yapıda oldukları kabul edilmiştir. Madde toplam korelasyonu hesaplandığında, ölçeklerde .30’un altında madde bulunmamaktadır. Her üç ölçek için de %27’lik alt ve üst gruplar arasında istatiksel açıdan anlamlı fark olduğu belirlenmiştir.  Ayrıca üst %27 ve alt %27 ortalama puanları arasındaki farklar her bir madde için de incelenmiştir.  T-testi sonuçlarından, her bir maddenin üst %27 ve alt %27 ortalama puanları arasında anlamlı farkların olduğu (p<0,001) görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizine göre uyum indeksleri incelendiğinde ölçeklere ilişkin tek faktörlü yapının kabul edilebilir uyum düzeyine sahip olduğu bulunmuştur. Tek faktörlü 46 maddeden oluşan her bir ölçeğin iç tutarlılık güvenirlik katsayısı incelendiğinde Öğretmenlere Yönelik ÖVİÖ’nin .97, Öğrencilere Yönelik ÖVİÖ’nin .96 ve Velilere Yönelik ÖVİÖ’nin .98 olduğu bulunmuştur. Her üç ölçeğe dair yapılan geçerlik ve güvenirlik çalışmalarından elde edilen bulgular, geçerli ve güvenilir sonuçlara ulaşılabilecek tek boyutlu ve 46 maddelik üç ölçme aracı geliştirildiğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Anahtar Kelimeler: Öğretmen-veli iletişimi, ölçek geliştirme, geçerlik, güvenirlik

Yüksek Lisans Öğrencilerinin Demokrasi Algılarına İlişkin Kavram Ağları

Burcu Ökmen, Şeyma Şahin & Abdurrahman Kılıç

ss. 481 - 504   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.23

Özet

Bireylerin sahip oldukları demokrasi algıları, demokrasinin toplumdaki varlığını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle demokrasinin özellikle öğrencileri yetiştiren öğretmenler tarafından doğru anlaşılıp anlaşılmadığının belirlenmesinin ve onların bu konudaki algılarının ortaya konulmasının oldukça önemli olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda bu araştırma ile; hepsi öğretmenlik yapan yüksek lisans öğrencilerinin seçmeli “Demokrasi ve İnsan Hakları” dersi öncesi ve sonrasında demokrasiye ilişkin algılarının belirlenmesi ve bu algılarına ilişkin kavram ağlarının oluşturulması amaçlanmaktadır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden “olgu bilim” deseni kapsamında yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde bir devlet üniversitesinin Eğitim Programları ve Öğretim ile Eğitim Yönetimi yüksek lisans programlarından seçmeli “Demokrasi ve İnsan Hakları” dersini alan 16 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak projeksiyon tekniklerinden biri olan “kelime çağrışım tekniği” kullanılmıştır. Ders öncesi ve ders sonrası toplanan veriler ayrı ayrı analiz edilmiştir. Hangi anahtar kavramlar için hangi kelimelerin ya da kavramların kaçar defa tekrarlandığını gösteren ders öncesine ve ders sonrasına ait iki kelime ilişkilendirme tablosu hazırlanmıştır. Oluşturulan bu kelime ilişkilendirme tabloları doğrultusunda ders öncesine ve ders sonrasına ilişkin kavram ağları oluşturulmuştur. Kavram ağları yorumlanarak araştırma sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Demokrasi Algısı, Yüksek Lisans Öğrencileri, Kavram Ağları

Fen Öğrenme Motivasyon Ölçeğinin Türkçe'ye Uyarlanması

Osman Işın, Hakan Akcay & Hasan Ozgur Kapıcı

ss. 505 - 529   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.24

Özet

Bu çalışmanın amacı Glynn, Brickman, Armstrong ve Taasoobshirazi (2011) tarafından geliştirilen öğrencilerin fen motivasyon seviyelerini ve türlerini belirlemeyi amaçlayan “Science Motivation Questionnaire-2” ölçeğinin Türkçe ’ye uyarlanıp geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılmasıdır. Orijinal ölçek İngilizce olup beş faktör ve 25 maddeden oluşmaktadır. Ölçek uyarlama basamakları izlenerek Türkçe'ye çevrilen ölçeğin dilsel eşdeğerlik sınaması yapılmıştır. Daha sonra oluşturulan ölçek, beş ortaokulda öğrenim görmekte olan 5., 6., 7. ve 8. sınıf seviyelerindeki toplam 617 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ölçeğin yapı geçerliğini incelemek için açımlayıcı faktör analizleri ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış, güvenirliğini sınamak için ise Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre Fen Eğitiminde Motivasyon Ölçeği, 22 madde ve 5 alt faktörden (içsel motivasyon, kariyer motivasyonu, öz kararlılık, öz yeterlilik, not motivasyonu) oluşmaktadır. Cronbach Alpha katsayısı ise 0.83 olarak tespit edilmiştir. Buna göre Fen Eğitiminde Motivasyon Ölçeği’nin ortaokul öğrencilerinin fen motivasyon seviye ve türlerini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Fen eğitimi, Ortaokul öğrencileri, Cinsiyet, Sınıf seviyesi

İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programının Uygulanmasına İlişkin Öğretmen Görüşleri

Elif Burunsuz & Murat İnce

ss. 530 - 544   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.25

Özet

Bu araştırmada, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin bireyselleştirilmiş eğitim programının (BEP) uygulanmasına ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. 2017-2018 eğitim öğretim yılında Zonguldak İli Devrek İlçesi’nde gerçekleştirilen çalışma kapsamında farklı okul ve branşlarda görev yapan 12 öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Nitel olarak şekillenen araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme soruları belirlenirken önce alanyazın taranmıştır. Yapılan araştırmalardan sonra taslak maddeler oluşturulmuştur. Görüşme formuna son halini vermeden önce 6 uzman görüşünden yararlanılmıştır. Ses kaydına alınarak gerçekleştirilen görüşmelerin süresi 15-20 dakikadır. Veriler içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin, kaynaştırma uygulaması ve BEP uygulama sürecine yönelik olarak süre sıkıntısı, velilerin bilinçsiz olması, uygulamada yaşanan aksaklıklar, verilen hizmet içi eğitim ve seminerlerin yetersiz olması, bilgi eksikliği, rapor verilme aşamasında yaşanan sıkıntılar gibi çeşitli sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür. Öğretmenler, kaynaştırma eğitiminin mevcut haliyle faydalı olduğunu düşünmemektedir. Eğitimlerin yeterli hale getirilmesi, destek odalarının her okulda bulunması, okul ve aile iş birliğinin kuvvetlendirilmesi öğretmenlerin ifade ettiği çözüm önerileri arasındadır.

Anahtar Kelimeler: Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı, Öğretmen Görüşleri, Olgubilim

Lise Öğrencilerinin Akademik Streslerinin, Matematik Kaygılarının ve Matematiğe Yönelik Tutumlarının İncelenmesi

Hasan Güner Berkant & Ömer Faruk Metin

ss. 545 - 576   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.26

Özet

Bu araştırmanın genel amacı, lise öğrencilerinin akademik stres, matematiğe yönelik kaygı ve tutumlarını çeşitli değişkenler ve aralarındaki ilişkiye göre incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Osmaniye ilinin Kadirli ve Sumbas ilçelerindeki liselerde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evrenden tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 588 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Akademik Strese Sebep Olan Faktörler Ölçeği”, “Matematik Kaygısını Derecelendirme Ölçeği” ve “Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın alt amaçlarına uygun olarak betimsel istatistikler, ANOVA, LSD testi, bağımsız gruplar t- testi, Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, kız öğrencilerin genel akademik stresleri ve matematik kaygılarının erkek öğrencilerden yüksek olduğu; öğrencilerin genel matematik tutumlarının cinsiyet değişkeninden etkilenmediği; matematik kaygısının ve genel akademik stresin en yüksek meslek lisesi öğrencilerinde sonra sırasıyla Anadolu lisesi ve fen lisesi öğrencilerinde olduğu; fen lisesi öğrencilerinin matematik tutumlarının Anadolu lisesi ve meslek lisesi öğrencilerinden yüksek olduğu; 11. sınıf öğrencilerinin genel akademik streslerinin ve matematik kaygılarının diğer sınıflardaki öğrencilere kıyasla daha düşük olduğu, ancak matematik tutumlarının diğer sınıftakilere kıyasla daha olumlu olduğu, öğrencilerin akademik stresleri ile matematik kaygıları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu; matematik kaygıları ile matematik tutumları arasında orta düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu; akademik stresleri ile matematik tutumları arasında düşük düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Matematik dersi, lise öğrencileri, akademik stres, matematik kaygısı, matematik tutumu.

English Teachers’ Views on Important Factors and Problems of Educational Change

Kürşat Cesur

ss. 577 - 591   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.27

Özet

With recent developments, there have been so many changes in many fields. It is inevitable that educational system has also changed a lot in Turkey. In this respect, this study aims to examine the English teachers’ views on the implementation stage of the educational changes. To achieve this aim, qualitative research methodology was followed. Purposeful sampling was used and 84 English teachers participated in the study. To elicit English teachers’ responses about the most important factors for implementing educational change and the most common problems faced during the implementation process of educational change, two open-ended questions were directed to the participants using Google Forms document. Qualitative data collected from 84 English teachers were analysed using content analysis, and the themes and codes were categorized for each question. The findings indicated that according the teachers, the most important factors for a successful change are leaders, teachers, students, parents, and other factors such as educational system, and facilities, etc. Most of the participants believed that being open to improvement, and interacting with one another are key to successful educational change. As for the most frequently faced problems; the inadequacy of capacity building, the lack of cooperation between teachers, principals, parents and the society; negative attitudes, and resistance to change; lack of job satisfaction and motivation; inconvenience of schools’ physical conditions were noted by the participant teachers. As the most striking suggestion, change planners and policy makers should take classroom teachers’ needs and expectations into consideration before determining educational changes. Further implications and suggestions were presented at the end of the study.

Anahtar Kelimeler: Educational change; factors affecting successful change; problems of educational change

The Role of Perceived Social Support and Gratitude in Prediction of Student Engagement among High School Students

Asuman Yüksel

ss. 592 - 606   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.28

Özet

This study aims to examine the prediction power of gratitude and perceived social support for student engagement in high school students. The study was conducted on a total of 303 high school students. The data of the study were collected through the Gratitude Scale, Student Engagement Scale and Perceived Social Support Scale. Data analysis was conducted using the Pearson Product-Moment Correlation Coefficient and Multiple Regression Analysis. According to the results of this study, gratitude and perceived social support positively predict student engagement.According to the multiple regression analysis,thegratitude and perceived social support scores of the students significantly predicted their engagement to school and explained 37% of their school engagement.Moreover, perceived social support explained 57% of student engagement, while gratitude explained 12%.In the light of these findings, psychological counselors can do individual and group work to increase gratitude. Psychological counselors can organize training and seminars for teachers and families so that teachers and families can become aware of the social support their students perceive and develop supportive attitudes and behaviors towards students.

Anahtar Kelimeler: Student engagement, gratitude, perceived social support

Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Öğrenme, Öğretme, Ölçme-Değerlendirme ve Müfredat Yönelimleri

Erhan Ekici

ss. 607 - 625   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.29

Özet

Bu çalışmada Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının fen öğretimi kavramları (yapılandırmacı-geleneksel), öğretim programı, öğrencilerin öğrenmeleri, öğretim yöntemleri ile ölçme ve değerlendirme bağlamında incelenmiştir. 3 farklı eğitim fakültesinin fen bilgisi öğretmenliği programında kayıtlı 3. ve 4. sınıf öğrencilere (n=388) yapılan pilot uygulama ile geliştirilen 38 maddelik ÖDMY Ölçeği Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören farklı sınıf seviyelerinde 159 öğretmen adayına uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının sınıf düzeyi arttıkça yapılandırmacı öğretim kavramlarına daha çok yaklaştığı anlaşılmıştır. Öğretmenlik uygulaması (staj) sürecinin ise öğretmen adaylarının yapılandırmacılık kavramlarını geliştirdiği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Öğretme Yönelimi; Fen Öğretimi; Alan Öğretimi Bilgisi; Ölçme; Öğrenci

Resim-İş Öğretmenliği İstihdam Durumunun Öğretmen Adaylarının Görüşleri Açısından Değerlendirilmesi

Meral Per, Aylin Beyoğlu & Tuğba Bayrakdar

ss. 626 - 647   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.30

Özet

Eğitimde maksimum verimliliği sağlamak için yapılması gerekenlerin başında, gerekli nitelikte öğretmeni istihdam etmek ve ondan en yüksek verimi almaya çalışmak gelmektedir. Ülkenin gereksinim duyduğu, ilk ve orta öğretim kurumlarına alanında donanımlı, sanatçı kişiliği gelişmiş, özgüvenli ve çağdaş sanat eğitimcileri yetiştirmek amacıyla eğitim ve öğretime açılan güzel sanatlar eğitimi bölümleri resim-iş öğretmenliği anabilim dallarından mezun olan öğrenciler, sanat eğitimi aracılığıyla eğitimin öngördüğü çok yönlü eğitilmiş insan tipine ulaşmakta en büyük rolü oynamaktadır. Bu nedenle resim-iş öğretmenliği alanından yeterli sayıda öğretmen istihdam edilmesi önem taşımaktadır. Bu bağlamda, bu araştırmanın amacı, resim-iş öğretmenliği öğretmen adaylarının gözünden Türkiye’de öğretmen istihdamı konusunu değerlendirmektir. Araştırmaya, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda öğrenim gören 63 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından geliştirilen Öğretmen Adayı Kişisel Bilgi Formu ve yarı yapılandırılmış İstihdam Görüş Formu (İGF) kullanılmıştır. Araştırma sırasında elde edilen nitel veriler içerik analizi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Resim-iş öğretmenliği bölümünü tercih ederken bölümün istihdam koşulları açısından öncelikli olarak Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) girerek öğretmen olmak olduğu saptanmıştır. Görsel sanatlar öğretmeni istihdamında öğretmen adaylarının eğitimleri süresince aldıkları alan bilgisine ve yeteneklerine yönelik değerlendirilme yapılmasının ön plana çıktığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Elde edilen bulgulara dayanılarak öğretmen adaylarının istihdam sorunlarına ilişkin görüşleri ve önerileri tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: İstihdam, aday öğretmen, sanat eğitimi, görsel sanatlar.

Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Fen Kavramına İlişkin Algılarının Metafor Yoluyla İncelenmesi

Meltem Duran

ss. 648 - 667   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.31

Özet

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının “Fen” kavramı hakkındaki düşüncelerine ilişkin metaforik algılarını tespit etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017–2018 eğitim-öğretim yılında bir devlet üniversitesinde okuyan 455 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının fen kavramına yönelik metaforlarını tespit etmek amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden fenomolojik (olgubilim) desen türü kullanılmıştır. Katılımcıların her birinin öncelikle fen kavramı hakkındaki düşüncelerini yazmaları daha sonra da “Fen………..… gibidir; çünkü …………….” biçimindeki formları doldurmaları istenmiştir. Bu formlardan elde edilen veriler ile öğrencilerin fen kavramına ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Bulgular incelendiğinde, kategoriler bazında, Fen kavramına ilişkin olumsuz inançların olumlu tutumdan daha fazla olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucuna genel olarak bakıldığında öğretmen adaylarının kategori bazında en fazla metafora sahip olan ilk üç kategori olarak bazında (Bilimsel bilgi, sürekli değişim gelişim ve bir uğraşı kategorileri), Fen’in bilimsel bilgiler bütünü olduğunu, bilimsel bilgiye ulaşmada aşamalı bir sürecin ve çabanın olduğunu, ulaşılan bilginin de değişebilirliğini ve gelişim gösterebileceğini düşünmelerinden yola çıkarak, Fen’in tanımı ve amacı bilgisine sahip olduklarını söylemek mümkündür. 

Anahtar Kelimeler: Fen, Metafor, Okul Öncesi Öğretmen Adayı.

Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarında Sanat Kavramının ve Sanat İçerikli Konuların Yeri

Kenan Baş

ss. 668 - 691   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.32

Özet

Ders kitapları, eğitim-öğretim ortamlarının şüphesiz en önemli ders araçlarından biridir. Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı dikkate alınarak hazırlanan 4-5-6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarında sanat kavramı ve sanat içerikli konuların yer verilme biçimlerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma 2019-2020 eğitim öğretim yılında MEB tarafından devlet okullarında okutulan 4-5-6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitapları üzerinden yürütülmüştür. Araştırmada “sanat” kavramının kavram olarak en çok 7.sınıf düzeyinde tekrar edildiği görülmüştür. Sanat konusu ile ilgili en çok Ebru sanatı, Halı Sanatı, Çini sanatı konularına yer verilmiştir. Anlatılan sanat içerikli konuların dil ve anlatım açısından açık, sade ve öğrencilerin seviyelerine uygun bir düzeyde olduğu görülmüştür. Sosyal Bilgiler ders kitapları (4-5-6-7) genel olarak değerlendirildiğinde ise, kitaplarda sanat içerikli konulara çok fazla yer verilmediği, anlatılan sanat içerikli konuların ise yüzeysel bir şekilde anlatıldığı görülmüştür. Gelecekte daha duyarlı, bilinçli ve yetenekli genç nesillerin yetişebilmesi için bazı önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sanat, Ders Kitabı, Sanat Eğitimi

Gitar Eğitimcilerinin Mesleki Süreçlerinde Gitar Eğitimi Konusunda Yaşadıkları Değişimlerin İncelenmesi  

Doğukan Atasavun & Ümit Kubilay Can

ss. 692 - 717   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.33

Özet

Bu araştırmanın amacı, gitar eğitimcilerin mesleki deneyimleri doğrultusunda gitar eğitimindeki değişen ve değişmeyen yöntem ve teknikleri tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda gitar eğitimcilerinin, mesleki yaşantılarını ilk ve son yıllar olarak iki dönemde, gitar tekniklerinin öğretimi, eğitim materyallerinin kullanımı, teknik çalışmalar, müzikalite ve eser çalışma yöntemleri ve çalışma koşulları açısından düşünce ve yaklaşımlarının neler olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, çalışmanın amacına uygun olarak nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemini gitar alanında 12 eğitimci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulmuş 18 soruluk yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, seçilen gitar eğitimcilerinin görüşleri alınmış ve veriler analiz edilerek bulgular bölümünde sunulmuştur. Eğitimcilerden alınan cevaplar değerlendirilerek araştırmacılar tarafından ortak kavramlar kod olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, eğitimcilerden alınan görüşler doğrultusunda gitar eğitimi konusunda ilk ve son yıllarda nelerin değiştiği tespit edilerek tablolarda analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, eğitimcilerin gitar alanındaki teknik ilerlemelerin getirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda gitar teknikleri, materyal kullanımı, teknik çalışma, eser çalışma yöntemleri ve çalışma koşulları boyutlarında birtakım değişikliklere ihtiyacı doydukları tespit edilmiştir. Eğitimcilerden elde edilen veriler genel olarak yorumlandığında ise, son yıllarda daha fazla bireysel farklılıkların göz önüne alındığı ve bunun için öğrencilerin bilişsel duyuşsal ve psikomotor becerilerini esas alan bir yaklaşım içerisinde olunduğu, ayrıca öğrencilerin bilgi ve kültür düzeylerinin geliştirilmesi ile müzikal kimliklerinin oluşturulması konusuna önem verildiği söylenebilir. Araştırmanın sonucunda araştırmacılara, eğitimcilere, gitaristlere ve öğrencilere birtakım önerilerde bulunulmuştur. 

Anahtar Kelimeler: gitar eğitiminde mesleki deneyim, mesleki deneyim, gitar eğitimi, gitar

Uygulanan Programlar Çerçevesinde Türkiye Yükseköğretim Politikalarında Açıköğretim ve Uzaktan Öğretim

Kamil Çekerol

ss. 718 - 743   |  DOI: 10.29329/mjer.2020.234.34

Özet

Açık ve uzaktan öğretim alanı kendisine has dinamiklere, süreçlere ve hatta sorunlara sahip bir alan olup, bunlar geleneksel öğretimden önemli ölçüde farklılaşır. Alan yazında geniş ölçüde yer bulan bu farklılık ve sorunların yanında Türkiye’ye özgü konular olarak öne çıkan, açıköğretim ve uzaktan öğretim sunum yöntemleri ayrımı, programlara yönelik kontenjan sınırlamaları, program açma kriterleri ve üniversitelerin program seçimleri ise uygulamaları büyük oranda etkilemektedir. Bu nedenle çalışmada, uzaktan öğretim uygulamalarında hem genel hem de Türkiye’ye özgü yaşanan sorunlar geniş bir alan yazın taraması ile sunulmuş ve 1996’dan 2018’e kadar Türkiye’de yükseköğretim kurumlarında açılan tüm açıköğretim ve uzaktan öğretim programları, lisans ve önlisans programları ayrımında, kontenjan sayıları, kayıt sayıları, programların ve sunucu üniversitelerin yıllar içerisindeki sayısal gelişimi, program çeşitliliği açılarından incelenerek gelişimleri ortaya konmuştur. Böylece açıköğretim ve uzaktan öğretime yönelik uygulanan yükseköğretim politikaları değerlendirilmeye ve geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmaya çalışılmıştır. Veriler doküman incelemesi yöntemi ile elde edilmiş ve mevcut durum boylamsal olarak ortaya konmuştur. Bulgular kontenjan kısıtlamalarının artarak sürdüğünü, bunun kayıt sayılarını düşürdüğünü, program çeşitliliğinin sağlanamadığını ve açılan birçok programın kısa sürelerde kapandığını göstermektedir. Buna göre kontenjan uygulamasının uygulayıcılara yönelik farklı ölçütler geliştirilerek teşvik edici bir anlayışla kullanılması; tanınan kontenjanların tamamını dolduracak bir yerleştirme ve kayıt sisteminin oluşturulması; yükseköğretim kurumlarının birbirlerini takip etmek yerine farklı programlar sunarak program çeşitliliğini yaratmaları ve öğrenciye daha fazla seçenek sunmaları; program açma kriterlerinin açık ve uzaktan öğretimin temel bileşenlerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi, açıköğretim ve uzaktan öğretimin gelişimi için yükseköğretim politika önerileri olarak değerlendirilebilir. Çalışmanın, Türkiye’de açıköğretim ve uzaktan öğretime yönelik ortaya koymaya çalıştığı sorun ve önerilere değinen yapılmış başka bir çalışma bulunmaması yönü ile alandaki uygulamalara yeni bir bakış açısı getireceği ve yükseköğretimdeki karar alıcılar, uygulayıcılar ve alan uzmanları için faydalı olacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Açıköğretim, uzaktan öğretim, yükseköğretim, kontenjan uygulamaları