PEN Academic Publishing   |  ISSN: 1309-0682

Cilt 12 Sayı 26 (Aralık 2018)

Orjinal Araştırma Makaleleri

Temel Eğitim Bölümü Öğretmen Adaylarının Empatik Eğilimlerinin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi

Göksel Boran, Serdar Arcagök, Çavuş Şahin & Şirin Çetin

ss. 1 - 14   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.1

Özet

Bu araştırmanın amacı temel eğitim bölümünde öğrenimlerini sürdüren öğretmen adaylarının empatik eğilimlerini çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017 - 2018 öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü’nde öğrenimlerini sürdüren öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma verileri “Empatik Eğilim Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde non parametrik testlerden Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca yüzde (%), frekans (f), aritmetik ortalama () ve Standart Sapma (Ss) değerleri de veri analizinde kullanılan diğer analiz teknikleridir. Elde edilen araştırma bulguları sonucunda temel eğitim bölümündeki öğretmen adaylarının empatik eğilimlerini belirlemede cinsiyet ve sınıf değişkeninin etkili olduğu saptanmıştır. Buna karşın anabilim değişkeninin öğretmen adaylarının empatik eğilimlerini belirlemede etkili bir değişken olmadığı ortaya çıkmıştır. 

Anahtar Kelimeler: Eğilim, empati, temel eğitim bölümü

Ergenlerde Okula Bağlılığın Yordayıcıları Olarak Okul İklimi ve Sosyal Medya Bağımlılığı

Okan Bilgin & İbrahim Taş

ss. 15 - 33   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.2

Özet

Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinde okula bağlılık ile okul iklimi ve sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma 361 lise öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Öğrencilerin 180’ini (%49.9) kız öğrenciler, 181’ini (%50.1) ise erkek öğrenciler oluşturmaktadır. Öğrencilerin yaşları 14-18 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 16.19 şeklindedir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Okula Bağlılık Ölçeği, Okul İklimi Ölçeği ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi ile incelenmiştir. Okul iklimi alt boyutlarından olan güvenli öğrenme ortamı, destekleyici öğretmen davranışları ve başarı odaklılık ile okula bağlılık arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Sosyal medya bağımlılığı ile okula bağlılık arasında hiçbir ilişki tespit edilmezken, sosyal medya bağımlılığı ile okul iklimi güvenli öğrenme ortamı alt boyutu arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonucunda okul ikliminin okula bağlılığı anlamlı bir şekilde yordadığı, sosyal medya bağımlılığının ise yordamadığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar alan yazın ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Okula bağlılık, okul iklimi, sosyal medya bağımlılığı, ergenlik

Öğretmenlerin FATİH Projesi'ne İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi

Ali Semerci & M. Kemal Aydın

ss. 34 - 52   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.3

Özet

Bu araştırma, Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) projesine yönelik olarak proje kapsamındaki okullarda görevli öğretmenlerin proje hakkındaki görüşlerinin derinlemesine incelenmesini amaçlamıştır. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından önceden hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılarak farklı branşlardaki öğretmenlerle yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Öğretmenlerin büyük bölümü proje çerçevesinde okulların teknolojik altyapıya kavuşturulmasını, öğrenme ve öğretme sürecinde teknoloji kullanımını eğitimde yenilik, çağa ayak uydurma, eğitimde kolaylık, verimlilik ve nitelik artışı sağlaması gibi nedenlerle olumlu bulduklarını belirtmişlerdir. Araştırmada öğretmenlerin önemli bir bölümü derslerinde etkileşimli tahta kullanımını yararlı bulduklarını belirtirken, tablet bilgisayarların genellikle amaç dışı kullanıldığına vurgu yapmışlardır. Öğretmenlerin tamamına yakını eğitim sürecinde kullanmaya başlanmadan önce tablet bilgisayarların yararlı olacağına yönelik inanç ve beklentilere sahip olduklarını, ancak bu araçları kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra ise tablet kullanımının hayal kırıklığı ile sonuçlandığını ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçları, öğretmenlerin önemli bir çoğunluğu, Eğitim Bilişim Ağını yararlı bulmalarına rağmen eğitim içeriklerinin yetersiz olduğu, öğrencilerin ilgi ve dikkatini çekecek seviyede olmadığı yönünde görüş belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yarıya yakını proje kapsamında eğitimden geçirilmiş olmalarına rağmen öğrenme öğretme süreçlerinde bilişim teknolojisi araçlarının etkin kullanımı konusunda kendilerini yeterli görmediklerini, mevcut bilgi ve beceri eksikliklerini giderecek nitelikte eğitimlere ihtiyaç duyduklarının,  bu tür eğitimlerin öğretmenlerin teknolojik yeterlilik düzeyleri dikkate alınarak oluşturulan öğrenme ortamlarında verilmesi gerektiği önerisinde bulunmuşlardır.

Anahtar Kelimeler: Eğitim Teknolojisi, FATİH projesi, etkileşimli tahta, tablet bilgisayar, eğitimde BİT kullanımı

Resim Çalışmalarında Yaratıcılığın Değerlendirilmesine Yönelik Bir Analitik Rubrik Çalışması

Şenay Baş & Ata Yakup Kaptan

ss. 53 - 79   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.4

Özet

Araştırmada, yükseköğretim düzeyinde okuyan sanat öğrencilerinin sanatsal yaratım süreçleri sonunda ortaya çıkardıkları iki boyutlu resim çalışmalarının ve çeşitli düzeylerde düzenlenen resim yarışmaları ya da seçmelerinde eserlerin yaratıcılık boyutunda değerlendirilmesinde kullanılabilecek “Yaratıcı Resim Rubriği” nin (analitik dereceli puanlama anahtarı) geliştirilmesi ve geçerlilik güvenirlilik çalışmalarının yapılması amaçlanmıştır. Bu araştırmanın, görsel sanat türü resim çalışmalarının yaratıcılık açısından değerlendirmeye yönelik uygulamalara katkıda bulunacağı ve alan çalışmalarına yön vereceği umulmaktadır. Araştırma için görsel sanatlar alanında ürün değerlendirmeye yönelik hazırlanan ölçme araçları doküman inceleme yöntemine göre karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve sunulmuştur. Araştırmacı tarafından özel olarak geliştirilen, yaratıcı resim rubriğinin güvenirliliğine yönelik yürütülen uygulamadan elde edilen verilerin SPPS 18 programında analizleri yapılmıştır. Rubriğin geçerlilik çalışması için yapılan ilk uygulama sonunda öğrencilerle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler yapılan içerik analizi sonucunda rubrikle ilgili öğrenci görüşleri şeklinde sunulmuştur. Çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin, eğitim fakültesi güzel sanatlar eğitimi bölümünün resim-iş öğretmenliği programının son sınıfında okuyan 12 ve üçüncü sınıfında okuyan 10 öğrencisi oluşturmaktadır. Sonuç olarak bu araştırmada geliştirilen yaratıcı resim rubriği, yükseköğretimde sanat eğitimi alan öğrencilerinin okul içi resim çalışmalarının özellikle yaratıcılık anlamında ölçme ve değerlendirilmelerinde kullanılabilinir bir rubriktir.

Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar, resim, yaratıcılık, rubrik/ dereceli puanlama anahtarı

STEM: Öğretmenlerin Metaforik Algıları

Kadriye Begüm Doğruyol Aladak, Seraceddin Levent Zorluoğlu & Melek Dönmez Yapucuoğlu

ss. 80 - 98   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.5

Özet

Çalışmada öğretmenlerin STEM’e yönelik algılarını metaforlar aracılığıyla ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomonolojik) deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu farklı branşlarda 53 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin STEM’e yönelik metaforik algıları çalışma kapsamında geliştirilen görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Katılımcıların STEM’e yönelik metaforik algıları 21. yy becerileri dikkate alınarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın güvenirliği için, araştırmacılar tarafından kodlanan ve kategorilere yerleştirilen veriler araştırmacılar dışında farklı bir uzmana analiz ettirilerek kodlayıcılar arası güvenirlik katsayısı hesaplanmış ve güvenirlik katsayısı .74 bulunmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre geliştirilen metaforların %60.4’ü STEM’in süreç odaklı ve %39.6’sı ise STEM’in ürün odaklı olduğu belirlenmiştir. Öğretmenler tarafından geliştirilen metaforlar gerek süreç odaklı gerekse ürün odaklı olarak “Öğrenme ve yenilenme becerileri”, “Bilgi, medya ve teknoloji becerileri” ve “Yaşam ve kariyer becerileri” alt kategorilerinde toplanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre öğretmenlerin büyük çoğunluğu STEM’in süreç odaklı olduğuna yönelik metafor oluşturmuşlardır. Süreç odaklı STEM kategorisine yerleştirilen metaforların açıklamalarında STEM’in işbirliği, problem çözme, yenilenme, eleştirel düşünme,  bilgi okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, medya okuryazarlığı, uyum yeteneği, esneklik, liderlik, girişim, öz yönetim, öz farkındalık ve sorumluluk becerileri ile ilişkili olduğuna yönelik metafor açıklaması yer almaktadır. Ürün odaklı metaforların açıklamalarında ise STEM’in işbirliği, problem çözme, yenilenme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, bilgi okuryazarlığı, liderlik, girişim ve öz yönetim becerileri ile ilişkili olduğuna yönelik açıklamalar yer almaktadır. Öğretmenlerin geliştirmiş oldukları metaforlar ve buna bağlı olarak yapmış oldukları açıklamalar STEM’i süreç ya da ürün odaklı kılmaktadır. Çalışma sonucunda STEM’de hem sürecin hem de ürünün önemli olduğu düşüncesi ortaya çıkmaktadır. Buna bağlı olarak 21.yy becerilerinin öğrenciler tarafından kazanılmasına yönelik eğitimlerin öğretmenlere verilmesi ile öğretmenlerin STEM anlayışının geliştirilebileceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Metafor, STEM, 21. yy becerileri

Temel Eğitim Öğretmen Adayları Tarafından Benimsenen Eğitim Felsefeleri: Çanakkale İli Örneği

Yasemin Abalı Öztürk & Zehra Bilgen

ss. 99 - 124   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.6

Özet

Bu çalışmanın amacı; temel eğitim öğretmen adayları tarafından benimsenen eğitim felsefelerini belirlemek ve çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırma,  nicel araştırma modellerinden betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünde hizmet-öncesi eğitim alan öğretmen adayları; örneklemini ise eğitim-öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Temel Eğitim Bölümünde eğitim-öğretim gören 769 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada; araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve Yılmaz, Altınkurt ve Çokluk (2011) tarafından geliştirilen beşli likert tipi “Eğitim İnançları Ölçeği” kullanılmıştır.  Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistikten faydalanılmıştır. Verilerin analizinde kullanılacak istatistik teknikleri belirlemede dağılımların normal dağılım gösterip göstermediği incelenmiş ve araştırma probleminin çözümünde nonparametrik istatistiksel tekniklerin kullanılması uygun görülmüştür. Çalışmanın sonuçlarına göre; temel eğitim öğretmen adayları tarafından en çok benimsenen eğitim felsefesinin varoluşçuluk, en az benimsenen eğitim felsefesinin ise esasicilik olduğu tespit edilmiştir

Anahtar Kelimeler: Eğitim felsefesi, temel eğitim, öğretmen adayı

Sınıf Dışı Ortamların Öğrencilerin Bilişüstü Becerilerine ve Problem Çözme Becerilerine Etkisi

Murat Genç & Benzegül Durak

ss. 125 - 146   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.7

Özet

Bu çalışmanın amacı; sınıf dışı ortamlarda yapılan çalışmaların öğrencilerin bilişüstü becerilerine ve problem çözme becerilerine etkisini araştırmaktır. Araştırma kapsamında, bir ortaokulda bilim kurulu oluşturularak sınıf dışı çalışmalar yapılmıştır. Katılımcılar 6., 7. ve 8. sınıflardan rastgele belirlenerek çalışmaya dahil edilen 30 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler 12 hafta boyunca araştırmacılar tarafından belirlenen konular hakkında incelemeler yapıp tartışmışlardır. Uygulamaya başlamadan önce öğrencilere Problem Çözme Becerileri Envanteri ve Bilişüstü Beceriler Anketi öntest olarak uygulanmıştır. Çalışmalar boyunca araştırmacılar tarafından öğrencilere makaleler verilmiştir. Oturumları araştırmacılar yönetmiştir. 12 haftalık uygulamadan sonra sontestler uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular SPSS paket programı sayesinde analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, uygulama sonrasında öğrencilerin problem çözme becerileri ve bilişüstü becerilerinin anlamlı düzeyde artış gösterdiğini ifade etmektedir. Çalışmaya katılan öğrencilerin sınıf ve cinsiyetleri bakımından, uygulama sonrası problem çözme becerileri ve bilişüstü becerileri açısından aralarında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir.  

Anahtar Kelimeler: Sınıf dışı öğrenme, bilişüstü beceriler, problem çözme beceriler

Dik Temel Yazıyla Okuma-Yazma Öğrenen Öğrencilerin Okuma-Yazma Düzeylerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi

Nuri Karasakaloğlu & Berker Bulut

ss. 147 - 158   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.8

Özet

Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan saha araştırmaları sonucu alınan karar gereği; 2005-2006 eğitim-öğretim döneminden beri bitişik eğik yazı ile yürütülen okuma-yazma öğretiminin yerini 2017-2018 eğitim-öğretim yılı itibari ile uygulamaya konulan “Dik Temel Harflerle Ses Esaslı Okuma Yazma Öğretimi” almıştır. Buna göre ilk okuma yazma eğitiminde el yazısı yerine dik temel harflerin kullanılmasının uygun olduğu görüşü benimsenmiştir. Öte yandan öğrencilerin ilkokul üçüncü sınıftan itibaren bitişik eğik el yazısı eğitimi almaya devam etmeleri kararlaştırılmıştır. Benzer olarak İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde okuma-yazma öğretimine dik temel yazıyla başlanmakta, üçüncü sınıfta ise bitişik eğik yazıya geçilmektedir. Yeni uygulamanın amacı öğrencilerin bitişik eğik yazıda karşılaştıkları yazma güçlüklerini gidermek ve buna bağlı olarak da nitelikli bir okuma-yazma eğitimi vermektir. Bu çalışmada da “Dik Temel Harflerle Ses Esaslı Okuma Yazma Öğretimi” ile eğitim veren ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda bu yöntemle eğitim alan öğrencilerin okuma-yazma düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ili Efeler ilçesindeki ilkokullarda görev yapan ilkokul birinci sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Tarama yönteminin benimsendiği araştırmada veri toplama aracı olarak “Okuma-Yazma Değerlendirme Formu” kullanılmıştır. Okuma ve yazma boyutları olmak üzere iki bölümden oluşan formda, öğrencilerden beklenen davranışlara yönelik ifadelere yer verilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri, “Evet”, “Kısmen”, “Hayır” olmak üzere 3’lü Likert şeklinde toplanmıştır. Sonuç olarak öğretmenler okuma yazma öğretiminde dik temel harflerin kullanılmasının daha kolay bulduklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin bu süreçte en çok karşılaştıkları problemin de ses gruplarının sıralaması olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Dik temel yazı, okuma-yazma, sınıf öğretmeni

İlkokullarda Dönüştürülmüş Sınıf Modelinin Matematik Dersindeki Akademik Başarı ve Motivasyona Etkisi

İbrahim Gökdaş & Sena Gürsoy

ss. 159 - 174   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.9

Özet

Bu araştırmada ilkokul dördüncü sınıf matematik dersinde dönüştürülmüş sınıf modelinin akademik başarı ve matematik dersi motivasyonuna etkisi incelenmiştir. Araştırmada Kontrol gruplu ön test-son test yarı deneysel deseninden yararlanılmıştır. Araştırma seçkisiz olarak atanan iki farklı sınıfta (Deney grubu-Kontrol grubu) uygulanmıştır. Çalışma grubu 28+28 olmak üzere toplam 56 öğrenciyle yürütülmüştür. Başarı testi araştırmacılar tarafında mevcut kaynaklardan sınıf öğretmeni ve uzman desteğinde belirlenmiştir. Ayrıca Ersöz ve Öksüz (2015)’ün geliştirdiği İlkokul Matematik Motivasyon Ölçeği’inden yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ilişkili ve ilişkisiz t testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ayrı ayrı olmak üzere deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test puanları arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Ancak grupların son test puanları deney grubu lehine anlamlı düzeyde fark göstermiştir. Diğer taraftan matematik motivasyon düzeyleri arasında gerek gruplar arası ve gerekse grup içinde olmak üzere ön test ve son test motivasyon düzeyleri arasında herhangi bir farka rastlanmamıştır. Ulaşılan bu bulgulara dayalı olarak dönüştürülmüş sınıf modelinin ilkokul dördüncü sınıf düzeyinde matematik dersinde akademik başarıyı artırdığı ancak motivasyon üzerinde etkisi olmadığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Dönüştürülmüş sınıf modeli, matematik öğretimi, motivasyon

Bilişsel Çarpıtma Ölçeğinin Türkçe Formunun Geçerlilik ve Güvenirlik Çalışması

Meral Sert Ağır & Haluk Yavuzer

ss. 175 - 198   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.10

Özet

Bu araştırmanın amacı John Briere tarafından geliştirilmiş Cognitive Distortion Scales (CDS )-Bilişsel Çarpıtma Ölçeği'ni Türkçe’ye uyarlamak ve ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizlerini yapmaktır. Ölçeğin dilsel eşdeğerlik, geçerlik, güvenirlik ve madde analizi çalışmaları her bölüm için ayrı olmak üzere toplam 309 üniversite öğrencisinden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin kriter geçerliliğine ilişkin bulgular, CDS ölçeği, Beck Depresyon ve Otomatik Düşünceler Ölçekleri ile karşılaştırılarak elde edilmiştir. Bilişsel Çarpıtma Ölçeğinin dilsel eşdeğerliği için İngilizce ve Türkçe formlarının iki hafta ara ile uygulanması sonucunda aralarındaki ilişki katsayısı 0,73 olarak bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analizde kaiser-meyer-olkin değeri 0,923 bulunmuş, barlett test sonucunda ise p < 0,001 düzeyinde anlamlı sonuç elde edilmiştir. Faktör analizi sonuçları tüm alt boyutlar arasında p < 0,001 düzeyinde anlamlı ilişkiler göstermiştir. Bu değerler 0,675 ile 0,435 arasında değişim göstermektedir. Elde edilen bu sonuçlar, testin orjinalindeki kuramsal temelin, Türkiye’deki araştırma ile desteklendiğini ortaya koymaktadır. Kriter geçerliliğine ilişkin analizlere göre Otomatik Düşünceler Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği ile CDS’nin tüm alt boyutları arasında istatistiksel açıdan p<.001 düzeyinde anlamlı sonuç elde edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar CDS’nin ölçüt geçerliğini ispat etmektedir. CDS Bilişsel Çarpıtma Ölçeği geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının sonuçları, ölçeğin, bireylerin sağlıklı olmayan düşünce biçimlerini ölçmede, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca araştırmanın çalışma grubu olan üniversite öğrencilerinin cinsiyet, anne- baba eğitim seviyesi ile sosyo ekonomik seviye açısından bilişsel çarpıtma ölçeği alt boyutlarında farklılık gösterdiği bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: bilişsel çarpıtma ölçeği, bilişsel çarpıtma, geçerlik, güvenirlik

2005 ve 2018 Coğrafya Dersi Öğretim Programlarında (CDÖP) Yapılan Değişikliklerin Karşılaştırılması

Erol Sözen

ss. 199 - 216   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.11

Özet

Cumhuriyet tarihimizin ilk Coğrafya Dersi Öğretim Programı (CDÖP) 1924’te uygulanmaya başlanmıştır. Bu süreçten itibaren CDÖP’leri çok defa değişikliğe uğramıştır. Özellikle 2005 sonrası CDÖP köklü bir değişim yaşamıştır. CDÖP’de Milli Eğitimin temel amaçları doğrultusunda coğrafya dersinin amaçları belirlenmiş, 1739 sayılı kanuna bağlı kalınmıştır.

Bu çalışmada tüm bu değişikliklerden yola çıkılarak 2005 programına değinilmiş ve 2018’de coğrafya dersi öğretim programında 2005 programına göre nelerin değiştiği üzerinde durulmuştur. Çalışmada kullanılan yöntem nitel araştırma, veri toplama biçimi doküman incelemesidir. Yapılan araştırmanın amacına göre verilerin değerlendirilmesi ise içerik analizi türüne uymaktadır.

2005 programıyla 2018 programı karşılaştırıldığında 9. sınıftan 12. sınıfa kadar kazanım sayılarının değiştiği tespit edilmiştir.  2005 CDÖP’de toplam 145 kazanım var iken 2018’den itibaren CDÖP 130 kazanım olacak şekilde düzenlenmiştir. Bazı kazanımlar çıkarılırken bazı yeni kazanımlar eklenmiştir. Kazanım içeriklerinin 2018 programında yakından uzağa ilkesinden uzaklaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca ders saatleri de değişmiştir. 2005 programında bulunan “Mekansal Bir Sentez; Türkiye” öğrenme alanı da kaldırılmıştır. Özellikle bu durumun Türkiye Coğrafyası içeriğini olumsuz etkileyeceği öngörülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Coğrafya, coğrafya dersi öğretim programı, coğrafya eğitimi

Investigation of Long-term Sea Training Problem of Maritime Students in Turkey

Gazi Koçak & Yalçın Durmuşoğlu

ss. 217 - 232   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.12

Özet

Nearly 90% of the transportation of goods due to worldwide trade is carried out by maritime transportation. It has a large share in the economies of the countries. The training of marine officers is of great importance in order to have a good maritime trade fleet.

In recent years, Turkey has significant developments in the maritime sector. Besides, a number of new maritime schools opened in order to increase the number of educated seafarers. The new schools resulted in increase in the number of students. Today, Turkey is the second country after China raising most sailors in the world. Hence, a new problem is emerged for students that they cannot find company for the long-term sea training. The factors such as inexperience of the students in the sector, lack of adequate company knowledge and decision of what type of ship they want to work also contribute to this problem.

In this study, the number of new maritime colleges, the number of students, and the number of ships in the Turkish fleet are analysed to observe the sufficiency of Turkish merchant fleet for long-term training of these students. The analysis shows the insufficiency of the Turkish merchant fleet and coordination problems.  Solutions to this problem are proposed for a better sea training environment.

Anahtar Kelimeler: Maritime education, long-term sea training, maritime colleges, Turkish merchant fleet

KKTC ve TC'li Ailelerin Ödev ile İlgili Görüşlerinin Karşılaştırılması

Kemal Akkan Batman

ss. 233 - 258   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.13

Özet

Sınıf öğretimine ek, sınıf dışı öğretim tekniği olarak ödev pek çok ülkenin eğitim sisteminde yerini korumaktadır. Bazı ülkelerde ödev daha çok verilmekte bazılarındaysa ödev vermekten kaçınılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti gibi diğer ülkelere göre daha çok ödev verilen ülkelerin, OECD ülkelerinin katıldığı PISA sınavlarında,  daha az ödev verilen Finlandiya gibi ülkelere göre, öğrenci başarılarının düşük olduğu görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbırs Türk Cumhuriyeti aileleri farklı kültürlere sahiptir. Bu araştırmada farklı kültüre sahip olan iki kültürdeki ailelerin, ödev ile ilgili görüşlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla: Ailelerin  (1) ev ödevlerinin faydaları, (2) çocuklarının ev ödevlerini yaparken yaşadıkları duygular, (3) ev ödevi verilmesi, (4) çocuklarının yaptıkları ev ödevlerini öğretmenlerin kontrol etmesi, (5) çocuklarının verilen ev ödevlerini yapma becerileri, (6) çocuklarının ödevlerde en çok zorlandıkları dersler, (7) ödevlerin katkısı ve (8) ev ödevlerinin kendilerine maddi yük getirmesi, ile ilgili görüşleri karşılaştırılmıştır.  Araştırmada nitel durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2013 – 2015 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar; ilkokul 4. sınıfta çocuğu bulunan KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı İlkokul I’den 13 ve İlkokul II’den 2 olmak üzere 15 aile ile TC’den İlkokulu III’ten 2014-2015 öğretim yılında 4. Sınıfta çocuğu bulunan 10 aile olmak üzere toplam 25 ailedir. Araştırmanın verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen yapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Toplanan veriler, başlıca örüntüleri belirleme, kodlama ve kategorilere ayırma işlemlerini kapsayan, “içerik analizi” tekniği ile analiz edilmiştir. Verilerden elde edilen bulgulara dayanarak, ödevlerle ilgili eğitim sisteminde yapılması gereken önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ev ödevi, ödev, ödev türleri

Üstün/Özel Yetenekli Öğrencilerin STEM Eğitim Yaklaşımına ve Bir STEM Materyali Olarak Algodoo'ya Yönelik Görüşlerinin Belirlenmesi

Erhan Şahin

ss. 259 - 280   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.14

Özet

Bu araştırmada üstün/özel yetenekli öğrencilerin Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik  [STEM] uygulamalarının ve bir STEM materyali olarak Algodoo’ya yönelik katılımcı görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunun belirlemesinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 7. ve 8. sınıf düzeyinde 15 (8 erkek, 7 kız) üstün/özel yetenekli öğrenci oluşturmuştur. Bu çalışmada STEM eğitim programı kapsamında, öğrencilerin fen bilimleri dersi konuları içerisinde yer alan basit makineler ve enerji dönüşümlerine yönelik dört farklı STEM etkinliği gerçekleştirilmiştir. Her bir etkinlik 6 ders saati olarak planlanmıştır. Yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemi ile toplanan araştırma verilerinin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. İçerik analizi ile toplanan veriler kodlanarak temalar oluşturulmuştur. Araştırmanın bulguları,  öğrencilerin STEM uygulamalarına ve Algodoo kullanımına yönelik olumlu yönde anlayışlara ve görüşlere sahip olduklarını göstermiştir. 

Anahtar Kelimeler: Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik [STEM], Algodoo, Fen Eğitimi, Üstün/Özel Yeteneklilerin Eğitimi

Okul Yöneticilerinin Öğretmenleri Güçlendirmesine İlişkin Yönetici ve Öğretmen Görüşleri

Mustafa Çetin & Bilgen Kıral

ss. 281 - 310   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.15

Özet

Bu araştırma, öğretmen ve okul yöneticilerinin öğretmen güçlendirmeye ilişkin fikirlerini ve okul yöneticilerinin öğretmen güçlendirmesini engelleyen nedenleri ortaya koymak için yapılmıştır. Bu kapsamda, 2017-2018 Akademik Yılı Aydın ili Karacasu ilçesindeki ortaöğretim düzeyindeki okullardaki öğretmenlerle ve okul yöneticileriyle görüşmelerde bulunulmuştur. Bu araştırma, nitel araştırma desenlerinden olgubilim çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan okullar ve katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 4 okul yöneticisi ve 6 öğretmen oluşturmaktadır.  Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile birebir görüşmeler sonucunda toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Öğretmen güçlendirmeye ilişkin olarak, iletişim kurma, dönüt sağlama, ödüllendirme, destek sağlama, değer verme, ihtiyaçları gözetme, takım ruhu oluşturma, sorumluluk alma, yetki devri gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Okul yöneticilerinin öğretmen güçlendirmesini engelleyen nedenler arasında ise genel olarak, yöneticiden kaynaklı nedenler, yasal nedenler, yönetsel nedenler, okul kaynaklı nedenler ve diğer nedenler olarak tespit edilmiştir. Öğretmen ve yönetici görüşlerine göre Millî Eğitim Bakanlığı’nın güçlendirme uygulamaları kapsamında yaptığı çalışmalara ilişkin, destek ve plan-program olmak üzere iki alt kategori ortaya çıkmıştır. Bulgular ışığında, iyi bir lider olarak okul yöneticisi, okulunda yönetsel alanlarda da iyileştirme ve güçlendirme çalışmaları yapabilir. Bu doğrultuda görevi, göreve en uygun öğretmene adaletli ve tarafsız bir anlayışla verebilir. Okul yöneticisi öğretmene rol-model olabilir, sürekli dönütler sağlayabilir, hak edeni zamanında ödüllendirebilir ve yetki devrini çok iyi kullanabilir.

Anahtar Kelimeler: Güçlendirme, öğretmen güçlendirme, psikolojik ve davranışsal güçlendirme

Türkiye'de Biyoloji Öğretiminde Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Akademisyen Perspektifi

Gülşah Sezen Vekli

ss. 311 - 329   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.16

Özet

Bu araştırmada Türkiye’de biyoloji öğretiminde yaşanılan problemler ve bu problemlere yönelik çözüm önerilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için araştırma modeli olarak örnek olay tarama modeli seçilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Biyoloji Eğitimi ve Fen Eğitimi Anabilim dallarında biyoloji tabanlı dersleri yürüten 14 akademisyen oluşturmaktadır. Akademisyenlerin biyoloji öğretiminde yaşanılan sorunlarla ilgili görüşleri ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla açık uçlu sorulardan oluşan bir form geliştirilmiştir. Geliştirilen form Google formlar servisi üzerinden internet ortamına aktarılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler içerik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. İçerik analizinden elde edilen veriler, akademisyenlerin sorulara verdikleri cevaplardan elde edilen temalara göre düzenlenmiş ve bu temaların altında kodlar oluşturulmuştur. Bununla birlikte akademisyenlerin formdaki ifadelerinden doğrudan alıntılar yapılmıştır. Çalışma sonunda; araştırma/akademik yayın, akademisyen niteliği, fakülte/bölüm içi sorunlar, biyoloji öğretmen adaylarının niteliği ve biyoloji öğretiminin niteliği gibi temel başlıklar altında pek çok alt problemin olduğu tespit edilmiştir. Bu problemlere yönelik akademisyenlerin çözüm önerilerine çalışmada yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Biyoloji öğretimi, Lisans, Ortaöğretim

Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarında Türk İslam Bilginleri

Özlem Ulu Kalın

ss. 330 - 346   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.17

Özet

Sosyal Bilgiler dersi Etkin ve üretken bireyler yetiştirmek, öğrencilerin insani ilişkilerini ve vatandaşlık yeterliklerini geliştirmek amacıyla sosyal bilimleri kaynaştıran bir ilköğretim dersidir. Sosyal Bilgiler eğitimi sonunda bireylerden üyesi olduğu toplumun kültür, değer ve normlarını öğrenerek o toplumun aktif bir üyesi haline gelmesi beklenir. Bu durum bireyin yaşadığı coğrafyanın özelliklerini ve kendi öz tarihini bilmesiyle gerçekleşir. Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı dikkate alınarak hazırlanan Sosyal Bilgiler 7. sınıf ders kitaplarında bilim dünyasına katkı sağlayan Türk-İslam bilginlerine yer verilme biçimlerini ortaya koymaktır. Bu amaca ulaşmak için 2005 ve 2018 yılları sosyal bilgiler dersi öğretim programlarına göre hazırlanan Sosyal Bilgiler 7. Sınıf ders kitapları doküman analizi yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda ders kitaplarında genelleme yapılmadan farklı ve az sayıda Türk-İslam bilginine yer verildiği, verilen bilginlerin dönem, çalışma alanı, ortaya koyduğu ürün gibi herhangi bir kategori yapılmadan tanıtılmaya çalışıldığı saptanmıştır. Kendi kültürünü ve atalarını çok iyi bilip geleceğe ışık tutacak nesiller yetiştirebilmek adına Türk-İslam bilginlerine dair sosyal bilgiler ders kitaplarında daha çok ve daha detaylı bilgi verilmesi önerilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Türk-İslam Bilginleri, Ders Kitabı

Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Güvenli Laboratuvar Kullanımını Gerçekleştirme Amaçlarının Planlanmış Davranış Teorisiyle Belirlenmesi

Halil İbrahim Akıllı & Cemil Aydoğdu

ss. 347 - 378   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.18

Özet

Bu çalışmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin Planlanmış Davranış Teorisini kullanarak, laboratuvarı güvenli kullanma konusundaki davranış amaçlarını incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada, araştırmacı tarafından Planlanmış Davranış Teorisi’nin öngördüğü şekilde ve ölçek geliştirme basamakları dikkate alınarak “Güvenli Laboratuvar Kullanımını Gerçekleştirme Ölçeği” geliştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Türkiye’nin tüm bölgelerinden 2405 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin analizi için SPSS 21 ve AMOS 23 programları kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ile değerlendirilmiştir.  Ölçeğin tümü için Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı.961’tir. Araştırma sonucunda, fen bilimleri öğretmenlerinin “Davranış Amacını” açıklamada en fazla “Algılanan Davranış Kontrolü” faktörünün etkili olduğu “Davranışa Yönelik Tutum” ve “Öznel Normun” etkisinin düşük olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Laboratuvar kullanımı, Laboratuvar güvenliği, Planlanmış Davranış Teorisi, Laboratuvar kazaları, Yapısal eşitlik modellemesi

Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersi İçin Bir Başarı Testi Geliştirme Süreci

Çiğdem Suzan Çardak & Kıymet Selvi

ss. 379 - 406   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.19

Özet

Bu çalışmada, öğretmen eğitimi programlarında zorunlu ders olarak okutulan Öğretim İlke ve Yöntemleri dersine yönelik standart bir başarı testi geliştirme sürecinin betimlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak çalışmada 10 aşamalı bir süreç izlenmiştir. Bu aşamalar sırasıyla; başarı testinin geliştirilme amacının belirlenmesi, dersin amaç ve davranışlarının belirlenmesi, belirtke tablosunun oluşturulması, kritik davranışlar için çoktan seçmeli test maddelerinin yazılması, belirtke tablosu ve test maddelerinin uzman görüşüne sunulması, ilk test taslağı için öğrenci görüşlerinin alınması, deneme testinin geliştirilmesi, deneme testinin uygulanması (birinci deneme uygulaması), deneme uygulamasından elde edilen veri ile madde analizlerinin yapılması, ikinci deneme uygulaması ile nihai testin istatistiklerinin hesaplanmasıdır. Madde analizleri için iki ayrı deneme uygulamasının yapıldığı bu çalışmada, 39 maddelik taslak test ile yapılan ilk deneme uygulamasına 381, 21 maddelik test ile yapılan ikinci uygulamaya 113 öğrenci katılmıştır. Geliştirilen başarı testinin KR-20 güvenirlik katsayısı 0.832, ortalama güçlüğü 0.487’dir. Geçerli ve güvenilir çoktan seçmeli bir başarı testi olarak bu testin, Öğretim İlke ve Yöntemleri ders konuları ile ilgili bilimsel çalışmalarda ve derslerde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Öğretim İlke ve Yöntemleri, Başarı Testi, Test Geliştirme, Öğrenme Düzeyi

5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programının Eisner Eğitsel Eleştiri Modeline göre Değerlendirilmesi

Murat İnce & Özlem Kuuk Yavuz

ss. 407 - 426   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.20

Özet

Bu çalışmada, 2017–2018 öğretim yılında uygulamaya konulan 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programının Eisner'ın Eğitsel Eleştiri modeline göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Zonguldak ilinde bulunan dört ortaokulda görev yapmakta olan sekiz Sosyal Bilgiler dersi öğretmenin görüşleri alınarak yapılmıştır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi çözümleme tekniği kullanılmıştır. Nitel bir çalışma olan bu araştırmanın bulguları Eisner’ın Eğitsel Eleştiri modelinde yer alan "Tanımlama", "Yorumlama", "Değerlendirme" ve "Temalaştırma" alt boyutlarından yararlanılarak sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular,  5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programının, çalışmaya katılan öğretmenler tarafından genelde olumlu bulunduğunu, ancak uygulamada öğrenci merkezli etkinliklere yer verilememesi, ünite sayısının çok olması ve ayrılan sürenin yetersizliği, kalabalık sınıflar ve teknik donanımdaki yetersizlikler gibi bazı sorunlar yaşandığını göstermektedir. Ancak; 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı ile ilgili düzenli olarak yapılacak değerlendirmeler aracılığıyla uygulama aşamasındaki sorunlar aşılarak, öğretim programının daha etkili bir biçime dönüştürüleceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı, Program Değerlendirme, Eisner Eğitsel Eleştiri Modeli, İçerik analizi

Beden Eğitimi ve Sınıf Öğretmenleri Beden Eğitimi Dersine Yönelik Öğretme Tutkusunu Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi

Bekir Barış Cihan & Asya Kezban Taşkın

ss. 427 - 446   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.21

Özet

Bu araştırmada beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin farklı değişkenler bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Yozgat il ve İlçelerinde özel ve devlet okullarında çalışan beden eğitimi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerine yönelik olup toplam 503 öğretmene uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak Karaman (2009)  tarafından geliştirilen Öğretmen Tutkusunu Etkileyen Faktörler Tutum Ölçeği, Demografik Bilgi Formu (DBF) kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Packageforthe Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri setinin basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılmış normal dağılım gösteren verilerin analizinde paremetrik testler kullanılmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach’s Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; katılımcıların Süreç Motivasyon ve Okul Sistem Özelliklerine dayalı öğretme tutkusunu etkileyen olumlu faktörleri büyük oranda kabul ettikleri, Süreç Demotivasyon ile Girdi Ve Kurumsal Yapı Alt Boyutundaki olumsuz faktörleri de büyük oranda kabul ettikleri görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: eğitim, beden eğitimi, öğretmen, öğretme, tutku.

Exploring Possible-selves of Turkish Prospective Teachers

Muzaffer Pınar Babanoğlu & Reyhan Ağçam

ss. 447 - 462   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.22

Özet

Teacher candidates are exposed to a variety of processes, phases and transformations to become a teacher. Examining new teacher identity can be considered as an important step to develop more effective teacher training programmes and identity development of a teacher is related to understanding the notion of ‘self’ (Beauchamp &Thomas, 2009). This study investigates the possible-selves of prospective teachers in relation to the concept of self-knowledge. Major goal of the study is to examine possible selves and fears of senior students who expect to become teachers in the near feature.  A six point Likert type scale was applied to undergraduate students attending primary school teaching, science teaching and English language teaching programmes to measure their expected and feared possible-selves about their first year of teaching. The results of statistical analyses showed that prospective primary school and science teachers had higher scores than prospective English as a Foreign Language (EFL) teachers in expected possible-selves in the first year of their job.

Anahtar Kelimeler: possible self, prospective teacher, EFL

Görme Engellilere Bilişim Teknolojileri Öğretimi Üzerine Durum Çalışması

Yakup Yılmaz

ss. 463 - 481   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.23

Özet

Eğitimin amacı, özel eğitime gereksinim duyan bireyler de dahil olmak üzere herkese eşit fırsatlar sağlamaktır. Özel eğitime ihtiyacı olan gruplardan birisi de görme engellilerdir. Görme engellilerin görmüyor olmaları ya da az görüyor olmaları onların çeşitli alanlarda eğitim almalarına engel değildir. Görme engellilerin öğretiminde onlara uygun içerik belirlenmesine gerek olmayıp, öğretimlerine destek olacak araç gereçlerin düzenlenmesine ihtiyaç vardır. Bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT), görme engellilerin bilgiye erişme ve kullanma, bireysel iletişim ve etkileşim ile üyesi olduğu topluma sosyal ve ekonomik olarak daha iyi entegre olmalarını sağlamak için bir yol sunmaktadır. Ayrıca, çeşitli sektörlerde iş imkanı bulmalarına, bireysel yaşama imkanına ulaşmalarına, bilgiyi kaynağından elde etmelerine yardımcı olmaktadır. Görme engelliler bahsedilen bu durumların üstesinden gelmek için bilgi ve iletişim teknolojilerinden hem donanımsal olarak hem de yazılımsal olarak yararlanmaktadırlar. Görme engellilerin bilişim teknolojilerinden yazılım olarak klavyeyi kullanarak yazı yazma, bilgisayar kullanma, kelime işlemci programını kullanma, elektronik tablolama programını kullanma ve internette gezinme şeklinde temel seviyede faydalanmaktadırlar. Bu araştırmada, görme engellilerin bilişim teknolojilerini temel seviyede kullanma durumlarını ortaya koymak ve karşılaşmış olduğu güçlüklere yönelik çözüm önerileri sunmak amacıyla görme engelli sekiz (8) öğrencinin bilişim teknolojileri öğretim süreci incelenmiştir. Araştırmada durum çalışması modeli kullanılmış, araştırmanın verileri gözlem ve görüşme yöntemleriyle elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu kendi bilişim teknolojileri öğretim sürecini değerlendiren farklı öğrenim seviyelerinde olan öğrencilerden oluşmaktadır.

Anahtar Kelimeler: görme engelliler, bilişim teknolojileri, öğretim

'Yoksul ama Başarılı': Sosyal Sermaye, Etnisite ve Okul Başarısı

Çetin Çelik

ss. 482 - 502   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.24

Özet

Bu çalışma Bourdieu’nün sosyal kavramını kullanarak İstanbul’un dezavantajlı bölgelerinde yaşayan, halihazırda okula devam eden ve kısa bir süre önce okulu terk etmiş öğrenci ebeveynlerinin ağ yapılarını çocuklarının eğitim başarısına etkileri bakımından ayrıntılı olarak analiz etmektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır: (1) Her ne kadar aynı dezavantajlı mahallelerde yaşıyor olsalar da okula devam eden öğrenciler sosyoekonomik ve etnik açıdan okul terklerden ayrışmaktadır; (2) okul terkler ağırlıklı olarak marjinal yoksulluk koşullarında yaşayan Kürt ve Roman ailelerden gelmektedir; (3) okula devam edenlerin ve okulu terklerin ebeveynlerinin ağ yapıları sosyoekonomik ve etnisite olarak önemli derecede farklılaşmaktadır; ve (4) okula devam edenlerin ebeveynleri lehine olan ağ yapılarındaki farklılıklar, çocukların okul başarısını artırmak için mobilize edilmektedir. Araştırma, fırsat ve kısıtlara ilişkin bu grupsal farklılaşmaların onların Türkiye toplumda uzun süredir işgal ettikleri etnik konumlarının yarattığı bir toplumsal hafızadan kaynaklanabileceğini ileri sürmektedir. 

Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, ebeveyn ağları, etnisite, eğitim eşitsizliği

İlkokul Öğrencilerinin Bilinçli Farkındalık Temelli Öz-Yeterlik Düzeylerinin İncelenmesi

Özge Özkan, Hakan Karatas & Atilla Ergin

ss. 503 - 525   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.25

Özet

Özet: Bilinçli farkındalık temelli özyeterlik, bilinçli bir farkındalık ile davranabilmeye olan inanç ve yeterlik hissi olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada ilkokul öğrencilerinin bilinçli farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerinin belirlenmesi ve cinsiyet, yaş ve okul türü bazında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın örneklemini İstanbul ili Çekmeköy ilçesinde bulunan devlet okulu ve özel okulda öğrenim gören yaşları 9-12 arasında değişen 134’u kız, 150’si erkek toplam 284 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Bilinçli Farkındalık Temelli Öz-Yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş ile toplanmıştır. Bu çalışmada elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğrencilerin ‘’Bilinçli Farkındalık Temelli Öz-Yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş (BFÖÖ-Y)’’ ortalama puanları arasındaki fark bağımsız örneklem t-testi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda öğrencilerin bilinçli farkındalık temelli öz-yeterlik puanları cinsiyet değişkenine göre incelenmiş ve kız öğrenciler ile erkek öğrenciler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Genel anlamda alınan puanlar incelendiğinde ise erkek öğrencilerin bilinçli farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerinin kız öğrencilere göre çok az farkla daha güçlü olduğu söylenebilir. Diğer taraftan öğrencilerin bilinçli farkındalık temelli öz-yeterlik puanları okul türü değişkenine göre incelenmiş ve özel okulda öğrenim gören öğrenciler ile devlet okulunda öğrenim gören öğrenciler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Ölçeğin alt boyutlarından alınan puanlar incelendiğinde ise özel okulda öğrenim gören öğrenciler ile devlet okulunda öğrenim gören öğrenciler arasında yalnızca Sıkıntı Tahammülü alt boyutunda iki okul türü açısından anlamlı düzeyde bir fark olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Özyeterlik, bilinçli farkındalık, öğrenciler, ilkokul

Türkçe Öğretmen Adaylarının Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Dersine İlişkin Metaforik Algılarının İncelenmesi

Gülenaz Selçuk

ss. 526 - 543   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.26

Özet

Yaşam boyu öğrenen ve öğreten olma yolunda ilerleyen öğretmen adaylarının etkili ve verimli öğretme-öğrenme yaşantıları oluşturabilmelerinde öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi önemli bir yere sahiptir. Öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi öğretmen adaylarına etkili öğretim gerçekleştirmelerinde ihtiyaç duydukları materyali tasarlama becerisini kazandırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkçe bölümü öğretmen adaylarının “öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı” dersine ilişkin metaforik algılarını eğitim durumları özelliklerine (hedefe uygunluk, öğrenciye uygunluk, içeriğe uygunluk, ekonomiklik) göre incelemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim desenine göre tasarlanan çalışmada, verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Veriler, araştırmacının yürüttüğü ders kapsamında 70  öğretmen  adayından “öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı dersi”  ……gibidir. Çünkü ……” ifadelerini tamamlamaları yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adayları “öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı”  dersi için 70 geçerli metafor üretmiştir. Öğretmen adaylarından elde edilen verilerde en çok “pusula” metaforu (f=9) kullanılmıştır. Bu metaforlar daha sonra ortak özellikleri ve benzetme yönleri bakımından “içeriğe uygunluk” (f=25) , “hedefe uygunluk” (f=21), “öğrenciye uygunluk” (f=17) ve “ekonomiklik” (f=7)  şeklinde eğitim durumları özelliklerine göre kategorileştirilmiştir. Öğretmen adaylarının “öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı”  dersine ilişkin metaforik algılarının belirlenmesinin, etkili öğrenme-öğretme yaşantıları sürecini planlayan ve uygulayan eğitimciler için fayda sağlayacağı düşünülmektedir

Anahtar Kelimeler: Öğretim Teknolojileri ve material tasarımı, eğitim durumları, öğretmen adayı, metafor

Yaratıcı Yazma Etkinliklerinin Türkçe Öğretmeni Adaylarının Yazma Becerisine Etkisi

Gamze Yıldırım Bilgili & Fatih Kana

ss. 544 - 561   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.27

Özet

Bu araştırmada, yaratıcı yazma etkinliklerinin Türkçe öğretmeni adaylarının yazma becerisine etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda Türkçe öğretmeni adaylarına yaratıcı yazma çalışmaları uygulanmıştır. Uygulama öncesinde Türkçe öğretmeni adaylarının yazmaya yönelik görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Uygulama süreci sonrasında ise öğretmen adaylarının görüşlerindeki değişikliği belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Yaratıcı yazma etkinlikleri Türkçe Eğitimi Bölümü 3. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı günlüğü, yarı yapılandırmış görüşme formu ve öğrenci yazılı anlatım kâğıtları kullanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Öğrenci yazılı anlatım kâğıtlarının değerlendirilmesinde “Yazılı Anlatım Değerlendirme Formu” kullanılmıştır. Türkçe öğretmeni adaylarının çoğu yazmayı ihtiyaç olarak görmektedir. Türkçe öğretmeni adayları yazmaya yönelik düzenli ve sistemli bir eğitim almamalarına rağmen genellikle yazma kaygısı taşımadıklarını ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre yaratıcı yazma etkinliklerinin Türkçe öğretmeni adaylarının yazmaya karşı tutumunu olumlu yönde etkilediği ve yazma becerisini geliştirdiği görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, Yaratıcı yazma, yazma eğitimi.

Lisans Derslerinin Yürütülmesinde Sosyal Ağların Kullanımı ile İlgili Öğrenci Görüşleri

Ahmet Onur Çobanoğlu & Salih Zeki Genç

ss. 562 - 576   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.172.28

Özet

İnsanoğlu, varoluşundan itibaren doğayı bilmek, doğaya hâkim olmak istemiştir. Yeniçağda doğaya hâkim olabilmek için eğitim öğretim ortamlarında da yeni programların uygulanması gerekmektedir. Değişen şartlarla ahenk içinde olurken maddi ve manevi değerlerden uzaklaşmadan eğitim öğretim faaliyetlerin sergilendiği yeni ortamların oluşturulması ve yöntem-tekniklerin kullanılmaya başlanması gerekmektedir.

Bu çalışmanın amacı lisans derslerinin yürütülmesinde sosyal medyanın eğitsel kullanımına ilişkin öğrenci görüşlerini ve değerlendirmelerini ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi’nde 2017-2018 öğretim yılında, öğrenim görmekte olan ve seçkisiz atama yolu ile belirlenmiş 124 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada, sosyal ağların kullanımına ilişkin öğrenci görüşlerini tanımlamak amacıyla Sacide Güzin Mazman (2009) tarafından “Sosyal Ağların Benimsenme Süreci ve Eğitsel Bağlamda Kullanımı” isimli yüksek lisans tezi için geliştirilen ölçekten faydalanılmıştır.

Araştırmada, sosyal medya kullanımlarına yönelik olarak elde edilen bulgulardan, öğretmen adaylarının orta seviyenin üstünde sosyal medya kullanım alışkanlıklarına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Çalışma sonuçlarına göre; öğretmen adaylarının sosyal medya kullanım alışkanlıklarının ve sosyal medyanın eğitsel bağlamda kullanılması ile ilgili sorulara verdikleri yanıtların yüksek ortalamalara sahip olduğu tespit edilmiştir. 

Anahtar Kelimeler: Eğitim teknolojileri, Internet, öğretmen adayları, sosyal ağlar, sosyal medya, yükseköğretim.