PEN Academic Publishing   |  ISSN: 1309-0682

Cilt 12 Sayı 24 (Haziran 2018)

Sosyal Bilgiler Dersinde Tahmin, Gözlem, Açıklama (TGA) Yönteminin Kullanımı: Örnek Etkinlikler

Adem Beldağ & Mehmet Balcı

ss. 1 - 16   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.1   |  Makale No: MANU-1807-12-0004.R1

Özet

Bu çalışmanın temel amacı TGA yönteminin sosyal bilgiler dersinde kullanılabilirliğini ortaya koymak için; TGA yönteminin ve yönteme göre hazırlanan etkinlik örneklerinin sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenlerine tanıtılmasıdır. Yapılan taraması sonucunda TGA (Tahmin, gözlem, açıklama) yönteminin sosyal bilimlere ait derslerde kullanımına ilişkin alanyazında  önemli bir boşluk olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca alanyazın incelendiğinde gözlem yapılamayan durumlarda TGA yönteminin nasıl kullanılabileceğine ait önerilere de rastlanmaktadır. Bu öneriler temelinde çalışmada etkinlikler geliştirilmiştir. Bu bağlamda çalışmada veri toplama aracı olarak nitel araştırma tekniklerinden olan doküman incelesi yöntemi kullanılmıştır. Etkinliklerin geliştirilmesi aşamasında 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan kazanımlar dikkate alınmıştır. Ayrıca etkinlikler ile ilgili uzman görüşlerine başvurulmuş ve ilgili sınıflarda pilot uygulama yapılmıştır. Sonuç olarak geliştirilen etkinlik örnekleri ile TGA yönteminin sosyal bilgiler dersine ait kazanımların kazandırılması sürecinde kullanılabilir olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Tahmin, Gözlem, Açıklama, TGA, Etkinlik

Ortaokul Öğrencilerinin Bilimsel Epistemolojik İnanç, Üst Bilişsel Farkındalık ve Fen Öz Yeterlik Algısının Fen Bilimleri Başarısına Etkisinin İncelenmesi

Mustafa Uğraş

ss. 17 - 32   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.2   |  Makale No: MANU-1806-12-0001.R1

Özet

Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin bilimsel epistemolojik inanç, üst bilişsel farkındalık düzeyi ve fen öz yeterlik algılarının fen bilimleri başarı puanları ile arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini belirlemek amacıyla, maksimum çeşitlilik ve uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Elazığ’ da sekiz okulda öğrenim gören 207 (109’i kız, 98’ü ise erkek) sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak “öz yeterlik kaynakları ölçeği”, “bilimsel epistemolojik inançlar ölçeği” ve “üst bilişsel farkındalık ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerden elde edilen veriler, çıkarımsal istatistik yöntemlerinden olan çoklu regresyon ve korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarında sekizinci sınıf öğrencilerinin bilimsel epistemolojik inanç, üst bilişsel farkındalık ve fen öz yeterlik algı değişkenleri ile fen bilimleri başarı puanları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bilimsel epistemolojik inanç, üst bilişsel farkındalık ve fen öz yeterlik algı değişkenlerinin fen bilimleri başarı puanları üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Bilimsel Epistemolojik İnanç, Üst Bilişsel Farkındalık, Fen Öz Yeterlik Algısı, Fen Bilimleri Başarısı, Çoklu Regresyon, Ortaokul Öğrencileri

Türkiye'de Yükseköğretime Geçiş Sürecinin Analizi: Gelişmeler, Modeller ve Uygulamalar

Oğuz Gürbüztürk & Remzi Y. Kıncal

ss. 33 - 54   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.3   |  Makale No: MANU-1806-10-0001.R1

Özet

Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de yükseköğretime geçiş sürecinin analizini yapmaktır. Bu çerçevede, geçmişten günümüze seçme sınavlarının yapısı, yükseköğretim programlarına yerleştirme işlemlerinde günün koşullarına göre fiziksel kapasitenin etkin kullanılması ve eğitsel yönden yapılan düzenlemeler ve öneriler ele alınmıştır. Çalışma, betimsel modele dayalı olup, ulaşılabilen yazılı-basılı ve elektronik kaynakların incelenmesi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu inceleme daha çok, yükseköğretime geçiş süreci ile ilgili uygulamaların ÖSYM’nin kurulmasıyla kurumsal hale geldiği 1970’li yıllardan günümüze şeklinde yapılmıştır.  Elde edilen veriler yükseköğretime geçişte seçme sınavlarındaki değişmeler, önerilen model ve uygulamalar ile günümüzde gelinen noktalar dikkate alınarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Türkiye’de yükseköğretime geçiş süreci ile ilgili olarak, 1970’li yıllara kadar üniversitelerin kendi öğrencilerini kendi yaptıkları sınavlarla aldıkları; 1974 yılında ÖSYM (o günkü adıyla ÜSYM)’nin merkezî sınav yoluyla seçme ve yerleştirme sorumluluğunu üstlendiği görülmektedir. Bu sınavlar kimi yıllarda tek aşamalı; kimi yıllarda ise iki aşamalı olarak uygulanmıştır. Yükseköğretime geçişte talebin çok arttığı durumlarda, fiziksel kapasitesi uygun olan üniversitelere daha fazla öğrenci alımı, ikili öğretim gibi model ve uygulamalar görülmektedir. Eğitsel yönden ise, ilköğretimle başlayan etkin bir rehberlik ve ortaöğretimde çok amaçlı programlar yoluyla gidilebilecek yükseköğretim programlarını belirleme gibi model ve uygulamalar görülmektedir. Sonuç olarak, Türkiye’de yükseköğretime geçiş sürecindeki gelişme, model ve uygulamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, arz-talep dengesizliği olduğu sürece yeni model ve uygulama arayışı da sürecektir.

Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim, üniversite giriş sınavı, öğrenci seçimi

Öğrenme Nesnelerine Dayalı Tasarlanmış Öğretim Materyalinin Farklı Dil Öğrenme Stratejilerini Kullanan Öğrencilerin Akademik Başarılarına Etkisi

Selim Soner Sütçü & Hafize Keser

ss. 55 - 84   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.4   |  Makale No: MANU-1805-25-0004.R1

Özet

Yabancı dil öğretimi, teknolojinin eğitimde kullanılmasına hep öncülük etmiş, ilk denemelerin gerçekleştiği alan olmuştur. Gelişen teknolojik imkanlardan faydalanmada dil öğretiminin öncü rol üstlenmesi şüphesiz boşuna değildir. Yeni teknolojilerin sunduğu farklı öğretim imkanları işbirlikli öğrenmeyi desteklediği, öğrenmeyi eğlenceli hale getirdiği, öğrencilerin araştırarak öğrenmelerini teşvik ettiği, dil becerilerini gerçek yaşamdakine benzer şekilde geliştirme imkanı sunduğu sıklıkla araştırmacılar tarafından dile getirilmektedir. Yapılan araştırmalarda dile getirilen diğer önemli bir konu da dil öğrenmede özellikle öğrencileri başarıya götüren bireysel farklılıkların neler olduğu ve bunların başarıyı ne ölçüde etkilediğidir. Bu doğrultuda gerçekleştirilen araştırmada, öğrenme nesneleri kullanılarak tasarlanan öğretim materyalinin, farklı dil öğrenme stratejilerine sahip öğrencilerin akademik başarılarındaki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. İngilizce hazırlık programına devam eden ve İngilizce seviyesi orta düzeyde olan toplam 96 öğrencinin verilerinin analiz edilip yorumlandığı çalışmada hazırlanan öğretim materyali, deney grubuna 3 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubunda herhangi bir düzenleme yapılmamış ve herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Çalışma gurubunda elde edilen öntest-sontest puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği ilişkisiz örneklemler için t-testi ile çözümlenmiştir. Bu çözümlemeler doğrultusunda elde edilen bulgulara göre araştırmanın sonuçları, öğrenme nesnelerine dayalı hazırlanmış olan öğretim materyalinin, deney grubu öğrencilerinin başarılarını, kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre manidar düzeyde artırdığını göstermektedir. Deney grubunda bulunan öğrencilerin bellek stratejilerini kullanımları arttıkça başarılarının da arttığı ve başarının, bellek stratejilerini daha yüksek düzeyde kullanan deney grubu öğrencilerinde daha yüksek olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarında bilişsel stratejilerin kullanımı arttıkça, başarının da arttığı görülmüştür. Üstbilişsel, duyuşsal ve sosyal stratejilerin ise öğrenme nesnelerine dayalı oluşturulmuş öğretim materyalleri ile birlikte kullanımlarının başarının artmasında çok fazla katkı sağlamadığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Öğrenme nesneleri, dil öğrenme stratejileri, yabancı dil öğretimi, materyal tasarımı

Predicting Students' Self-Efficacy towards Learning Science by Constructivist Learning Environment Perceptions

Bircan Dökmecioğlu, Yasemin Taş & Sündüs Yerdelen

ss. 85 - 97   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.5   |  Makale No: MANU-1805-13-0001.R1

Özet

This study investigated predictive effect of middle school students’ perceptions of constructivist science learning environment on their self-efficacy towards learning science. 663 seventh grade students from 15 public schools in Erzurum participated in the study. Self-report questionnaires were used to collect data in spring semester of 2016-2017 academic year. Multiple linear regression analysis showed that all perceived constructivist science learning environment features (i.e., personal relevance, uncertainity, critical voice, shared control, and student negotiation) statistically significantly and positively predict students’ efficacy beliefs in science. Students’ constructivist learning environment perceptions accounted for 56.5% of the variance in their self-efficacy beliefs. These findings indicated that when students take active role in their learning, given opportunities for freely asking questions, participate in class discussions and share their knowledge with classmates, they are more likely to have higher confidence for learning science.

Anahtar Kelimeler: Self-efficacy, constructivist learning environment, science education, middle school

Yap-Boz Sınıf Ortamında 5E Stratejileri Kullanılarak Elementlerin Periyodik Sisteminin Öğretimi

Melek Nur Erdoğan

ss. 98 - 119   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.6   |  Makale No: MANU-1805-12-0001.R2

Özet

Bu çalışmada, elementlerin periyodik sisteminin öğretiminde yap-boz sınıf ortamında 5E öğrenme döngüsü stratejileri kullanılarak yapılan öğretimin öğrencilerin bilişsel başarılarına etkisini incelemektir. Araştırmanın tasarımı için öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, lise 1. sınıf düzeyindeki  42 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklem, deney ve kontrol grubu olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmış ve deney grubuna yap-boz sınıf ortamında 5E öğrenme döngüsüne uygun, kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemiyle eğitim verilmiştir. Her iki grupta yapılan öğretimde aynı kavram ve prensiplere odaklanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizi için t-testi analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, yap-boz sınıf ortamında 5E öğrenme döngüsü kullanılarak öğrencilerin elementlerin periyodik sisteminin öğretiminde  bilişsel başarıda anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin öğrenmenin yoğunluğu ve etkinliği, bağımsız öğrenme fırsatı gibi nedenlerle yap-boz sınıf ortamında öğrenmeyi sevdikleri tespit edilmiştir. 

Anahtar Kelimeler: periyodik tablo, bilimsel sorgulayıcı-araştırma, öğrenme döngüsü, 5E modeli, yap-boz sınıf ortamı

English Language Teachers' Perceptions of Common Mistakes: Different Personality Traits

Kürşat Cesur & Nil Mümine Tekin

ss. 120 - 132   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.7   |  Makale No: MANU-1804-03-0005.R1

Özet

The purpose of this study is to search English language teachers’ perceptions about common mistakes regarding their personality traits. It aims to examine common mistakes made by English language teachers to find out the effects of teacher personality to language teaching process. In this study, both qualitative and quantitative research methodology have been applied. In the light of the literature and the opinions of the experts in the field, a questionnaire was designed. The questionnaire was administered to 175 English language teachers working at primary schools, secondary schools, high schools and universities. Data were analyzed with descriptive statistics, Cronbach Alpha Reliability, Non-parametric Kruskal-Wallis Test and Non-parametric Mann-Whitney U-Test by using SPSS 20. 15 English language teachers were also asked to answer semi-structured interview questions to explain unclear points in the study. The interviews were transcribed and the qualitative data were analyzed via content analysis. Non-parametric tests indicated that there is a significant difference between teachers’ workplace/gender/teaching experience and mistakes regarding teacher personality. The results show that teachers believe that they do not respect what students believe or say and they do not have to be friendly; their responsibility is just to convey their instructional knowledge. These are the most common mistakes made by the participants. Besides, female teachers make more mistakes regarding their personality traits than male teachers. Participants who have less teaching experience have been observed to make more mistakes regarding their personality traits more than the others who have more experience in teaching. On the other hand, teachers who show ‘extraversion’ and ‘agreeableness’ dimensions of five-factor model of personality were observed to make mistakes more frequently.

Anahtar Kelimeler: Teacher Mistakes, Teacher Personality Traits

Turizm için Mesleki Almanca Ders Kitapları

Erdal Ördek & Hasan Bolat

ss. 133 - 155   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.8   |  Makale No: MANU-1804-03-0003.R2

Özet

Turizmin çeşitli meslek kollarında çalışanlar ve çalışan adayları için mesleki Almanca öğrenimine yönelik çeşitli ders materyalleri mevcuttur. Ağırlıklı olarak ders kitabı biçiminde hazırlanan materyaller, günümüzün teknolojik gelişmeleri ile birlikte çeşitlilik kazanmıştır. Örgün öğrenimin yanı sıra çalışanlar için uzaktan öğrenim ve/veya bireysel öğrenim imkânı sağlayan öğrenme materyalleri de ön plana çıkmıştır. Öğrenen grubun veya bireyin ihtiyaçlarına ve özelliklerine uygun ders kitabını belirlemek, öğrenim sürecinin sağlıklı işleyebilmesi ve hedeflenen dilsel bilgi ve becerilerin edinilebilmesi için kilit öneme sahiptir. Satış odaklı kitap tanıtımları ve broşürler öğrenen ve öğretenleri uygun ders kitabını seçme konusunda yanılgıya düşürebilmektedir. Her kitabı satın alıp ayrıntılı olarak incelemek ise oldukça masraflı ve zaman alıcı bir süreçtir. Bu çalışmada turizme yönelik mesleki Almanca öğretiminde kullanılmak üzere hazırlanmış olan ders kitapları ve yardımcı materyaller incelenmiş, kitaplarla ilgili ayrıntılı öğretimsel ve yöntembilimsel bilgiler ortaya konmuştur. Böylece ilgili öğrenci ve öğreticilere bu alanda ders kitabı seçiminde kolaylık sağlanması hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Turizm için Almanca, Ders Kitabı İnceleme, Ders Kitabı Seçimi

Okul Öncesi Öğretmenlerinin Tükenmişlik Düzeylerinin Sınıf Yönetimi Becerileri ile İlişkisi

Meltem Yıldız & Püren Akçay Üzüm

ss. 156 - 174   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.9   |  Makale No: MANU-1804-02-0005.R1

Özet

Bu çalışma okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile sınıf yönetimi beceri düzeylerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırma 2017- 2018 eğitim öğretim yılı, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul öncesi kurumlarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri ile gerçekleşmiştir. Okul öncesi öğretmen sayısının en fazla olduğu ilçe MEB istatistik verilerine göre Küçükçekmece İlçesi olarak tespit edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya katılım sağlamak isteyen, ulaşılabilen kişiler araştırmaya katılım sağlamıştır.

Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmış olup elde edilen veriler; “Tükenmişlik Ölçeği” ve “Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği” ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Analizlerde frekans, aritmetik ortalama, ortanca hesaplama ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin “tükenmişlik” ve "sınıf yönetimi becerileri" arasındaki ilişki için ise Sperman Brown korelasyon analizi yapılmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre; okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri "tükenmişlik durumu yok" düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi beceri düzeylerinin “her zaman” düzeyinde olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin yaş, kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığı görülmüştür.  Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi beceri düzeylerinin yaş, kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığı görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ve sınıf yönetimi beceri düzeyleri arasında negatif yönde, zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir

Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Tükenmişlik Düzeyi, Sınıf Yönetimi, Okul Öncesi Öğretmenler

Üstkavramsal Öğretim Etkinliklerinin Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Üstbilişsel Farkındalık, Biyoloji Öğrenmeye Yönelik Motivasyon ve Akademik Başarıları Üzerine Etkisi

Nevin Kozcu Çakır, Gökhan Guven & Oğuz Ozdemir

ss. 175 - 194   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.10   |  Makale No: MANU-1804-02-0004.R1

Özet

Bu araştırmada, biyoloji laboratuvar uygulamalarında fotosentez ve bitkilerde solunum konusunun üstkavramsal öğretim etkinlikleri ile yürütülmesinin Fen Bilgisi Öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalık, biyoloji öğrenmeye yönelik motivasyon ve akademik başarıları üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışma tek grup ön-son test model kullanılmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 2. sınıfta öğrenim gören ve gerçekleştirilen tüm deneylere katılan öğretmen adayları üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veriler, “Bilişötesi Farkındalık Envanteri”, “Biyoloji Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği” ve “Fotosentez ve Bitkilerde Solunum Kavram Testi” ile toplanmıştır. Elde edilen veriler bağımlı gruplar t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, biyoloji laboratuvar uygulamalarında üstkavramsal öğretim etkinliklerinin kullanımı öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıklarına, biyoloji öğrenmeye yönelik motivasyonlarına ve akademik başarılarına olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda biyoloji laboratuvar uygulamalarında soyut ve anlaşılması zor kavramların öğretiminde öğrencilerin üstbilişlerinin kavram haritası oluşturma, poster hazırlama, deneylerle ilgili sınıf ve grup tartışması yapma ve günlük yazma gibi faaliyetler ile aktif hale getirilmesi önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Fen eğitimi, üstbilişsel farkındalık, motivasyon, üstkavramsal öğretim

Akıllı Telefon Bağımlılığı Eğilimi, Sosyal Güvende Olma ve Psikolojik İyi Oluş Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 

Çiğdem Berber Çelik

ss. 195 - 206   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.11   |  Makale No: MANU-1803-30-0002.R1

Özet

Araştırmanın temel amacı, akıllı telefon bağımlılığı eğilimi ile psikolojik iyi oluş ve sosyal güvende olma arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Ayrıca akıllı telefon bağımlılığı eğiliminin yalnızlık hissi ve stresten kaçınmaya göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenecektir. Araştırmanın çalışma grubu, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ nin çeşitli bölümlerinde öğrenim görmekte olan 339 kız, 155 erkek toplam 494 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Öğrencilerin yaşları 17 ile 25 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 20.64’ tür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Sosyal Güvende Hissetme ve Memnuniyet Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın analizleri için SPSS 23.0 istatistik programı kullanılarak tanımlayıcı ve çıkarımlı istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları akıllı telefon bağımlılığı eğilimi ile psikolojik iyi oluş ve sosyal güvende hissetme ve memnuniyet arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca akıllı telefon bağımlılığı eğiliminin yalnızlık hissine ve stresten kaçınma durumuna göre farklılaştığı tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı telefon bağımlılığı, psikolojik iyi oluş, sosyal güvende hissetme ve memnuniyet

Fizik Ders Kitaplarının Modern Fizik Bölümlerinde Son Yıllarda Yapılan Değişimler Hakkında Uzman, Öğretmen ve Öğretmen Adaylarının Görüşlerinin Karşılaştırılması

Özlem Eryılmaz-Muştu & Ahmet İlhan Şen

ss. 207 - 228   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.12   |  Makale No: MANU-1803-27-0002.R2

Özet

Yapılan araştırmalar öğrencilerin fizik konularını anlamakta zorlandıklarını ve ortaöğretim konuları içerisinde en çok zorlandıkları konuların başında modern fizik konularının olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin fizik derslerini daha zevkli öğrenebilmeleri ve başarılı olabilmelerine etki eden faktörler arasında öğretmen, öğretim programı, fizik kitapları, eğitim teknolojisi, güncel hayat bağlantıları, öğretim metotları ve öğrenci ilgi alanları ön plandadır. Ders kitapları; öğretim programlarında yer alan konulara ait bilgileri, planlı ve düzenli bir biçimde inceleyip açıklayan, bilgi kaynağı olarak öğrenciyi yönlendiren temel dökümanlardır. Ders kitaplarının öğretim programın felsefesini en iyi şekilde yansıtması gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de uygulanan iki farklı öğretim programı ve bu programlara göre hazırlanan ders kitaplarının modern fizik konularının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu fizik dersi öğretim programının hazırlanmasında görev almış 7 uzman, MEB bağlı ortaöğretim okullarında görev yapan 20 fizik öğretmeni ve eğitim fakültesi fizik öğretmenliği programında 5.sınıfta öğrenim gören, modern fizik ve modern fizik öğretimi derslerini almış 18 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kitap değerlendirme anketi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde fizik öğretmen adaylarının ve fizik öğretmenlerinin, görüşlerinin çoğunlukla ortak olduğunu, fizik eğitimi uzmanlarının ise farklı görüşler sunduğu görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Modern Fizik, Fizik ders kitabı, Fizik Öğretim Programı, Fizik Öğretmeni, Öğretmen Adayı

Üniversite Öğrencilerine Göre Çokkültürlü Eğitim ve Demokrasi

K. Funda Nayır & Saadet Kuru Çetin

ss. 229 - 252   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.13   |  Makale No: MANU-1803-24-0001

Özet

Çokkültürlü eğitim farklı kültürden gelen öğrencilerin eşit eğitim haklarına sahip olması olarak tanımlanabilir. Farklı kültürlerden gelen öğrencilerin bir araya gelerek birlikte yaşamaya ve öğrenmeye başladığı üniversiteler bir anlamda çokkültürlü eğitim ortamını yansıtmaktadır. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin çok kültürlü eğitim ve demokrasi ile ilgili görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından “yakınsayan paralel desen” kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin katılımcılarını 375, nitel verilerinin katılımcılarını 30 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır.  Araştırmanın nicel bulgularına göre üniversite öğrencilerinin çokkültürlü eğitim ve demokrasi algılarının yüksek olduğu söylenebilir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan çalışmalar incelendiğinde henüz bir fikir birliğine varılmadığı ve bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.  Diğer değişkenlerden anne ve baba eğitim durumu, bölüm ve sınıf değişkenleri çokkültürlü eğitim ve demokrasiye ilişkin algıyı etkilemektedir. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde katılımcıların çokkültürlü eğitimi farklı etnik köken, dili din ve değerlere sahip bireylerin bir arada olması olarak tanımladığı görülmektedir. Yapılan tanımlarda cinsiyet, engelli olma, cinsel eğilim gibi bireysel farklılıklara rastlanmamıştır.

Anahtar Kelimeler: Çokkültürlü eğitime karşı tutum, demokrasi algısı, kültürel farklılıklar

Öğretmenlerin Öğretmeye Yönelik Metaforik Algıları

Seher Çetinkaya & Menekşe Eskici

ss. 253 - 271   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.14   |  Makale No: MANU-1803-20-0003.R1

Özet

Bu araştırmada öğretmenlerin öğretmeye yönelik metaforik algılarını belirlemek için nitel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2016-2017 eğitim öğretim yılında Kırklareli İli’nde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel verileri “öğretme……..’ya benzer, çünkü…….” şeklindeki açık uçlu soru ile toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde ölçekleri doldurmaya gönüllü olan 517 öğretme ulaşılmıştır. Doldurulan anketler incelendiği zaman öğretmenlerin 338 geçerli metafor imgesi yazdığı görülmüştür. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmenler tarafından üretilen öğretmeye yönelik 159 tane farklı metafor imgesi elde edilmiştir. Öğretmenlerin öğretme kavramına yönelik ürettikleri metafor imgelerinden en çok tercih edilenler frekans açısından incelendiğinde ışık (21), sanat (17), çiçek büyütmek (12), hayat (9), mum (9), rehberlik (9) güneş (8), bina inşa etmek (8), ağaç (8), tohum ekmek (8), toprak (7), deniz (7), fidan (6), hamur yoğurmak (6), su (5), çiçek (5), ayna (5) şeklinde olduğu tespit edilmiştir. Bunlar dışında kalan metafor imgelerinin ise 5 ve daha az frekansa sahiptirler.Bu araştırmada öğretmenlerin öğretmeyi metaforik olarak ise en çok ışığa, sanata,çiçek büyütmeye ve hayata benzettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin öğretmeye yönelik metaforik algıları benzetme nedenlerine göre gruplandığında sırasıyla «Çaba harcama süreci olarak öğretme», «Sonsuzluk süreci olarak öğretme», «Aydınlanma süreci olarak öğretme», «Yeni bir şey ortaya çıkarma süreci olarak öğretme», «Etkileşim süreci olarak öğretme», «Şekillendirme süreci olarak öğretme», «Bilgi aktarma süreci olarak öğretme» ve «Bireysel bir süreç olarak öğretme» şeklinde olduğu ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Öğretme, Metafor

Sınıf Öğretmeni Adaylarının Tasarım Temelli Öğrenmeye Yönelik Görüşleri

Bekir Yıldırım

ss. 272 - 293   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.15   |  Makale No: MANU-1803-17-0002.R1

Özet

Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının tasarım temelli öğrenmeye yönelik görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 22 sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Durum çalışma deseni olarak yürütülen bu çalışma 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 6 haftada (haftada 2 saat) tamamlanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen “Tasarım Temelli Öğrenme Görüşme Formu” kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analiz basamaklarına uygun olarak analiz edilmiştir. Tasarım temelli öğrenme uygulamaları sonucunda öğretmen adaylarının tasarım temelli öğrenme uygulamalarına ve mühendislik, mühendis ve tasarıma yönelik olarak düşüncelerinin olumlu yönde değiştiği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının tasarım temelli öğrenme uygulamalarının derslerde kullanılmasının önemli olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler tasarım temelli öğrenmenin yaratıcılık, hayal gücü, merak, özgüven, sorumluluk, empati gibi birçok özelliğinin geliştirdiğini ifade etmişlerdir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Tasarım Temelli Öğrenme, Durum Çalışması, Mühendislik

İlköğretim Matematik Öğretmeni Adaylarının Matematiksel Modelleme Becerilerinin İncelenmesi

Demet Deniz & Levent Akgün

ss. 294 - 312   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.16   |  Makale No: MANU-1802-20-0001.R2

Özet

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının matematiksel modelleme problemlerini çözme becerilerini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri içerinde yer alan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma “matematiksel modelleme” dersi kapsamında öğrenim gören ilköğretim matematik öğretmeni adayları ile yürütülmüştür ve katılımcıların belirlenmesinde gönüllülük esas alınmıştır. Bu çalışmada öğretmen adayları dörder kişilik gruplar halinde çalışmışlardır. Veri toplama araçları olarak literatürdeki matematiksel modelleme problemlerinden “Maksimum Hacimli Kutu”, “Nasıl Depolayalım?” ve “Hangi Konutu Almalı?” problemleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğretmen adaylarının matematiksel modelleme problemlerine adapte olamadıkları ve zorlandıkları görülmüştür. Verilen problemlerde öğretmen adaylarının modelleme sürecinin ilk basamaklarını doğru bir şekilde tamamlayamamalarının sonraki basamakları da olumsuz etkilediği görülmüştür. Verilen modelleme problemleri sırasıyla incelendiğinde, grupların son problemde modelleme basamaklarının kısmen takip edilme sayısının arttığı tespit edilmiştir. Matematiği günlük hayatla ilişkilendirmede önemli bir rolü olan matematiksel modelleme yönteminin daha iyi uygulanabilmesi ve öğretmen adaylarının eksiklerini giderebilmeleri için modelleme etkinliklerine öğretimin her kademesinde daha fazla yer verilmesi sağlanabilir.

Anahtar Kelimeler: Matematiksel modelleme, matematiksel modelleme becerisi, öğretmen adayları

Türkiye'de Öğretmen Yetiştirme Konusunda Yapılan Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi (1987-2017)

Berna Karakoç, Esen Turan Özpolat & Kevser Kara

ss. 313 - 333   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.17   |  Makale No: MANU-1802-19-0002.R1

Özet

Bu araştırmanın amacı Türkiye’de öğretmen yetiştirme konusunda geçmişten günümüze kadar yapılmış olan lisansüstü tezleri çeşitli yönleriyle incelemektir. Bu amaç doğrultusunda YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) ulusal tez merkezi ve TÜBESS (Türkiye Belge Sağlama Sistemi) üzerinden bu konuda yapılmış olan lisansüstü tezlere ulaşılmaya çalışılmıştır. 1987-2017 yılları arasında öğretmen yetiştirme (öğretmen eğitimi) konusunda yapılmış olan tezler; düzeyleri, gerçekleştikleri yıl, üniversite ve enstitüler, danışmanlarının unvanları, yazarların cinsiyet dağılımları, örneklemi oluşturan gruplar, araştırma desenleri ve veri toplama araçları bakımından incelenmiştir. Veriler elde edilirken “öğretmen yetiştirme” ve “öğretmen eğitimi” terimleri anahtar kelimeler olarak aranmıştır. Bu şekilde ulaşılan tez sayısı 64 yüksek lisans ve 47 doktora tezi olmak üzere toplam 111 adettir. Çalışmada nitel araştırma deseni kapsamında doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Veri analizi kapsamında içerik analizine yer verilmiştir. En fazla tezin yapıldığı yılların sırasıyla 2012, 2008, 2007, 2013 ve 2015 olduğu, tezlerin daha çok devlet üniversitelerinde, sosyal bilimler ve sonra eğitim bilimleri enstitülerinde gerçekleştiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Tez danışmanları çoğunlukla profesör unvanında olup, tez yazarlarının cinsiyet dağılımlarının neredeyse eşit olduğu ve ayrıca tezlerde en fazla tarama deseninden, veri toplama aracı olarak da anketlerden yararlanıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yetiştirme, Öğretmen Eğitimi, Lisansüstü Tez, Doküman İncelemesi

Sosyal Bilgiler Öğretiminde Kanıt Temelli Öğrenme Uygulamaları

Fisun Bozkurt

ss. 334 - 353   |  DOI: 10.29329/mjer.2018.147.18   |  Makale No: MANU-1802-20-0004.R1

Özet

Sosyal Bilgiler öğretimi araştırmaları üzerine yapılan literatür taramasında, öğrencilerde üst düzey düşünmeyi geliştirmeye yönelik sınırlılıklar olduğu tespit edilmiştir. Literatürde bu sınırlılıklar altı başlık altında toplanmıştır; bilgi aktarımı olarak öğretim, müfredatın kapsamı, öğretmenlerin öğrenci algıları, kalabalık sınıflar, planlama zamanı eksikliği ve öğretmen izolasyonu kültürü. Bu belirtilen her bir sınırlılık, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin teşvik edilmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle, bu çalışmada bahsedilen sınırlılıkların üstesinden gelmek ve öğrencilere entelektüel potansiyellerini keşfetme imkânı sağlamak için Kanıt Temelli Öğrenme yönteminin kullanılmasına karar verilmiştir. Kanıt Temelli Öğrenme, öğretmenler tarafından öncelikle öğrencilerin eleştirel düşünce becerileri edinmelerine, önceki öğrenmeden edindikleri bilgileri düşünmelerine ve işlemelerine yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, kanıt temelli öğrenmenin sosyal bilgiler öğretmen adaylarında üst düzey düşünce becerilerinin geliştirilmesine etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışmada iki olgu vurgulanmaya çalışılmıştır; Birincisi öğrencilerin üst düzey düşünce becerilerinin kanıta dayalı öğrenme stratejileri ile nasıl geliştirilebileceğini ortaya koymak. İkincisi ve belki de daha da önemlisi, öğretmen adaylarına sosyal bilgilerin ne olduğunu ve bu bilginin gelecekteki öğrencilerine nasıl aktarılabileceğini deneyimleme imkânı sunmaktır. Bu çalışma nitel verilere dayalı olarak gerçekleştirilmiş betimsel bir çalışmadır. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden olgu bilime (fenomenoloji) göre desenlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, bir devlet üniversitesinde 2016-2017 eğitim-öğretim yılı içinde “Özel Öğretim Yöntemleri” dersini almakta olan 90 sosyal bilgiler öğretmen adayından rastgele örneklem yoluyla seçilen 18 öğretmen adayı oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemi, sınıf listesinden her beşinci öğretmen adayının seçilmesiyle belirlenmiştir. Bu nitel çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen 3 açık uçlu soru ile toplanmıştır. Bulgular, kanıt temelli öğrenme ile öğretmen adaylarında “neden sonuç ilişkisi kurma” “kanıta dayalı akıl yürütme”, “değişim ve sürekliliği algılama”, “iletişim”, “karar verme”, “eleştirel düşünme”, “üst düzey düşünme” ve “empati”  becerilerinin geliştirilebileceğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçları ayrıca, kanıta dayalı öğrenme uygulamasının eğitimciye geleneksel rol ve sınıf ortamından daha öğrenci merkezli yaklaşımlar ve daha demokratik sınıf atmosferi benimsemesine yardımcı olduğuna işaret etmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kanıta temelli öğrenme, eleştirel düşünme, üst düzey düşünce, çoklu bakış açısı, öğrenci merkezli öğrenme, sosyal bilgiler eğitimi